Ana Sayfa arrow İlhan İrem arrow Söyleşiler arrow Cennete, Cehennemden Kurtulabilenler Ulaşabilir Yazı Boyutu: + | -

 

 

Ana Sayfa
Kanat Sesleri
Yolculuklar
Makaleler
Araştırmalar
İÇ'ten
Sonsuzluk Notaları
Yönsüz Akışlar
İlhan İrem Forum
.....:: BİRileri ::.....
İlhan İrem
Halil Cibran
Krishnamurti
Mevlana
Osho
Yunus Emre
........................
Haber ve Duyurular
Kanat Sesleri'nde
Duvar Kağıtları
Bilgi İsteği
Dinle'nce
Linkler
Arama
İletişim
Mesajlar
Gelen Kutusu

Yeni mesajınız yok.

Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yoksa,
oluşturabilirsiniz

 

 

.....
 
Cennete, Cehennemden Kurtulabilenler Ulaşabilir Yazdır E-Posta
Ekleyen Kanat Sesleri   
17 Haziran 2006

1980'lerden sonra TV'lere çıkmayan, basında görünmeyen İlhan İrem müziği aracılığıyla 'sevecenler'iyle buluşmaya devam ediyor. Kendisiyle yaptığımız söyleşide, dinleyicileri ile arasında özel bir bağ kurduğunu kaydeden İrem, çekildiği köşesinden 'ışıltılara teslim olmadan' üretimini sürdürdüğünü belirtiyor. İrem'le Melih Kibar'a ithaf edilen son albümü ve hayat üzerine konuştuk.

Çok sevdiğiniz şair Edip Cansever'den sürpriz birkaç dizeyle başlayalım mı? "Kurbağalara bakmaktan Geliyorum dedi Yakup / Sahi ben niye hep oradan geliyorum / Telaşlı aç gözlü kurbağalara bakmaktan.. / Bilmiyorum... bilmiyorum... bilmiyorum..." İçeriden bakıldığında, dışarıdaki 'telaşlı aç gözlü kurbağalar' nasıl görünüyorlar?

"Ve kendine bilinmeyenler yaratan Yakubum ben... Ben, yani Yakup, Yakubun hiç çağrılmamış şekli." Kendini arayışlarda, hüzünlü bir şiirden fırlayan "Telaşlı açgözlü kurbağalar." Bireysel yalnızlığın ölümcül çığlıkları.

Röportaj vermemek, ekranlara çıkmamak gibi bir tercihiniz var. Fakat bu mutlak da değil. Bu konudaki kriterleriniz nelerdir.

Albümlerimi dinleyenler şarkılarımda tüm yanıtları buluyor. Yine de farklı boyutlardan seslenilmiş sorular olursa, severek cevaplıyorum. Anlatımlarımın değiştirilmeden, birebir yansıtılmasını istediğim için seçici davranıyorum.

80 sonrası yükselen değerlere, apolitikleşmeye, yozlaşmaya karşı içe çekilmenizi anlayabiliyoruz. Fakat hangi 'yücegönüllülük' nasıl bir 'ego'suzluk ki herkeste vardır mutlak yapabildiniz bunu? Yoksa bu 'kendinizi koruma güdüsüyle' egonun görünen başka bir yüzü mü?

Benliğin bencilliği güzelliğin pis kokulu çamurunda yoğrulur. Pençeleriyle saplantıları lanetleyen Anka Kuşu, küllerinden yeniden doğar.

Gözlerden ıraksınız. Sınırlar çizip, mesafeler koyuyorsunuz , özgünlüğünüzden ödün vermeden müziğinizi yapmaya devam ediyorsunuz. Peki gönülden ırak kalmamayı nasıl açıklıyorsunuz?

Sevecenlerle aramızda, zamanın, mekânın ve maddenin dışında, kavramlardan azade öyle bir şey var ki!

Konserler vermek, sahneye çıkıp dinleyicilerinizle tek yürek olmak istemiyor musunuz? Neden konser vermiyorsunuz. Özlemiyor musunuz sahneleri?

Tek cümleyle; "Sahnede ölmek istiyorum."

İlhan İrem neyle besler ruhunu, neler yapar, hangi şairler, yazarlar, kitaplar, müzikler sarsar onu?

Masum, bembeyaz bir aşk... Sonra kalın siyah perdesiyle gece iner. Ruh, kendinden beslenir. Canından can verir.

Müziğinizi yurtdışında tanıtmayı düşündünüz mü?

Eserlerim kainatlara yayılıyor. Uzaklardan çok güzel dönüşler alıyorum. Zamanı geldiğinde o da olacaktır.

Biraz yeni albümden bahseder misiniz? Hangi tema üzerine kurdunuz?

"Cennet İlahileri"nde, Aşk Kapıları açılıyor göklerin. Alıcı kuş müjdeler veriyor mahşerin dört atlısına. Çıplak ayakları kavrulmuş Derviş yürüyor, yürüyor, yürüyor... Efsun efsun nihaventli ezgilerde. Sekiz Bulut Dağı'nın Prensesi, eski zaman elbiseleri akıp gidiyor üzerinden. Maya ağacının köklerinde melaikeler bekliyor.

Albüme Hansu İrem'in katkısı nasıl oldu? Şarkı sözü yazarlığı, grafik, seslendirme gibi...

Hansu İrem "Cennet İlahileri" albümünün can damarıdır. Albümde yer alan dokuz şarkıdan, beş tanesinin sözlerini birlikte yazdık. Üç tanesini Hansu İrem yazdı; "Hu", "Müjde", "Mahşerin Dört Atlısı". İki şiirini seslendirdi; "Şatlup", "Sekiz Bulut Dağının Prensesi". Ayrıca, kapak fotoğrafları ile tüm görsel ve müzikal kreasyonlar Hansu İrem'e aittir.

Yeni albümünüzde yeni müzisyenler var mı? Kimlerle çalıştınız?

Düzenlemelere de imza atan, tüm klavyeli çalgılarda Garo Mafyan, gitar Gür Akad, bas İsmail Soyberk, yaylı tambur ve kemanda Ergin Kızılay gibi eski yol arkadaşlarım dışında, ilk kez çalıştığım değerli müzisyenler var.

Klarnet Hüsnü Şenlendirici, ney Volkan Yılmaz, bendir ve perküsyon Mehmet Akatay, kemence Hasan Esen... Cennet İlahileri'ne ruhlarını kattılar.

İçinize sinmeyen bir şey yapmadığınızı biliyoruz. Yeni albümü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Daha önceki İlhan İrem albümlerinden çok daha öte, şaşırtıcı kırılma noktası... "Cennet İlahileri" bir milat barındırmaktadır. Otuzüç yıllık anlatımların vardığı, sonranın rampası. Ancak, eskiye ve yüzeysel görüntülere saplanıp kalmayanlar, "Cennet İlahileri"nin olağanüstü derinliğini ve çağrısını algılayabilirler.

Müziğiniz rehabilitasyon amaçlı da kullanılıyor bildiğim kadarıyla. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Gerçekten de tarzınızda huzur veren, aynı zamanda coşkuyla da haykıran bir renk var. Neler söylemek istersiniz...

Cehennemden kurtulabilenler kendi cennetlerine varır. Müziğimin ruh hastalıkları tedavisinde rehabilitasyon amaçlı kullanıldığını biliyorum. Bu bana kainatın hediyesi. Evrendeki pozitif enerji, şarkıların titreşimleriyle ruhlara akıyor... Şifacı bir sinerji oluşuyor.

Işık ve sevgiyle...



Birgün Gazetesi - 17/06/2006
Röportaj: Esra KARATAŞ


< Önceki   Sonraki >

    Sayfa Basi
Yazıların hakları yazarlara aittir. Lütfen kendilerinden izin almadan yayınlamayınız
Ruhun özü Krizalit içinde saklı. Yıldız tozları, yeniden doğuşun işareti. Bir kelebek, reankarnasyon sancılarında ağulu yeşil çocukluk pembesi Sarı hüznü yılların düşsel uçuşlarda... Haberci Güvercin İnsan bedeninde kanatları hiiiç yok olmadan Melek şekline büründü ruh Basubadelmevt! Ruhun Yükselişi Seni Seviyorum Kelebek ömrü kadar sonsuz. Başka hayatlarda yitirip, Farklı boyutlarda bulduğumuz birileri. Ruhun Yükselişi! Seni Seviyorum