Ana Sayfa arrow Makaleler arrow Ruh ve Madde Arasındaki İletişim Yazı Boyutu: + | -

 

 

Ana Sayfa
Kanat Sesleri
Yolculuklar
Makaleler
Araştırmalar
İÇ'ten
Sonsuzluk Notaları
Yönsüz Akışlar
İlhan İrem Forum
.....:: BİRileri ::.....
İlhan İrem
Halil Cibran
Krishnamurti
Mevlana
Osho
Yunus Emre
........................
Haber ve Duyurular
Kanat Sesleri'nde
Duvar Kağıtları
Bilgi İsteği
Dinle'nce
Linkler
Arama
İletişim
Mesajlar
Gelen Kutusu

Yeni mesajınız yok.

Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yoksa,
oluşturabilirsiniz

 

 

.....
 
Ruh ve Madde Arasındaki İletişim Yazdır E-Posta
Ekleyen Selman Gerçeksever   
28 Ekim 2005

Ruh varlığının kozmik görevi, ruhsal alemlerle maddesel alemler arasındaki iletişimi gerçekleştirmektir. Ruhsal alemden maddesel aleme, maddesel alemden ruhsal aleme tesir (bilgi) alışverişi (İLETİŞİM VE ETKİLEŞİM) enkarne ruh aracılığıyla olur. Bu iletişim sayesinde maddesel alemler de gelişir. Ruh varlığı söz konusu iletişim işlevini bedenlenerek (enkarnasyon) yapar. Enkarne bir varlık; ruhsal alan ile, maddesel alan arasında bir “ara plan” dır.

Bu iş tüm evrenlerde planlar halinde yapılır. Plan toplulukları halinde bulunan ruh varlıkları belirli bir zaman-mekan kesitinde, iradesi ve iktidarı sayesinde uyum sağladığı bir ortama yönelir (şuurunu yansıtır). Bu yönelişi belirleyen faktörler; seçme özgürlüğü, planı içindeki vazife yapma hakkı ve o zaman-mekan kesiti içindeki İHTİYAÇLARIDIR. Bu ihtiyacını, büyük ölçüde, özündeki bilginin (maddesel ortamdaki, günlük yaşamdaki) kullanılabilirlik yüzdesini artırma eğilimi belirler.

Bu yönelişle ruh varlığı enkarne olacağı ortamı etkisi altına alır. Kendi alanıyla yöneldiği alan arasında ortak alanı etkilemeyi “endüksiyon” yoluyla oluşturur ya da bu oluşumun zamanını bekler. Burada, zaman enerjisi ruhsal enerjinin sanki sağ kolu durumundadır… Yukarıda söz konusu edinilen iletişimin gerçekleşmesi için bu iki alanın en azından birbirine teğet olması gerekir. Bu asgari ve yeterli şarttır. Ama iki alan çemberinin kesişip iç içe olması daha güzeldir. Bu aşamadan sonra enkarnasyon mantal düzeyden fizik düzeye indirilmiş olur. Bundan sonra ruh ve madde arasındaki iletişim enkarnasyonlar süreci ve silsilesi içinde mensup olduğu planın genel vazife kapsamı içinde bir devrenin sonuna kadar sürüp gider.

İletişim Süreci İçinde

Bu şekildeki enkarnasyonlardan oluşan iletişim sürekliliği içinde ruh varlıkları hem yukarıda belirtilen yaratıcılık işlevleri çerçevesinde, hem de maddeyi geliştirmek görevinin gereği olarak kendileri için daha süptil düzeyde maddesel formlar, enkarnasyon ortamları hazırlarlar. Bu süreç içinde şu anda bile öyle madde formları vardır ki, biz onları ruh zannedebiliriz. Bu bakımdan ruhun özündeki bilgisinin uygulamasının da, maddenin gelişiminin de sonu yoktur. Ruh ve madde arasındaki bu etkileşim süreci içinde ruh, maddesel ortamlarda sürekli olarak enkarne durumdadır. Ne kadar ince düzeyde olursa olsun, ruh hiçbir zaman bedensiz (araçsız) olarak madde aleminde bulunamaz.

Dolayısıyla enkarnasyon, söz konusu evrenler boyunca sürüp giden iletişimin kaçınılmaz gereğidir. Her iletişim süreci bir enkarnasyonu gerektirir. Enkarnasyonsuz iletişim olmaz. Enkarnasyon, madde ile iletişimin gereğidir ve ruh varlığı hiçbir mekanda bedensiz olarak bulunmaz. En müteal anlamda öz olarak da düşünsek, özün madde ile iletişimini sağlayan cevheridir. Öz olarak, ruh varlığı söz konusu iletişime geçebilmek için cevheriyle en genel anlamda zaten maddeye enkarne vaziyettedir.

İletişim ve Enkarnasyon

Bu genel girişten sonra; koşulları ve genel durumu bizlerce az çok belli olan şu zaman-mekanda bulunan kendimize bakalım, iletişim ve enkarnasyon açısından:

Ruh varlığı için iletişim aracının çeşitli bedenler olduğunu yazımızın giriş kısmında belirttik. Bu iletişim aracılığıyla, herhangi bir hayatta bulunurken, genel anlamda belli bir yaşam planını uygulamak için bir enkarnasyon ortamında bulunuyoruz demektir. Bu genel uygulama içinde yaptığımız işleri üç ana grupta toplayabiliriz:
1.      Yaşam planımızla ilgili uygulamalar,
2.      Eski hayatlarımızda noksan bıraktığımız işlerle ilgili uygulamalar.

Bu bakımdan ruh varlığının belli bir enkarnasyondaki aşam planının kapsadığı iletişim alanı, geçmiş ve gelecek yaşamlarını da kapsayan bir küresellik içindedir. Yani bugünkü hayat planı uygulamamızı yaparken, bağlı olduğumuz plan içinde vazife yapma hakkını kullanırken, zaman zaman eski realitemizle ilgili noksanlarımızı da tamamlayabildiğimiz gibi, zaman zaman da gelecekteki enkarnasyon alanımızla ortak alan oluşturma girişimlerinde (etkileme, endüksiyon şeklinde) bulunuruz. Bu anlamda, zaman zaman gelecekte yaşarız, geleceğimizi hazırlarız. Geleceğe belki de bu şekilde şimdiden mantal düzeyde enkarnasyon girişimlerinde bulunuruz.

İletişim Etkiniği

Bu durumda, bizim belli bir zaman ve mekan kesiti içinde (şimdi ve burada) “iletişim alanımız” küresel bir görünüm arz eder. % 20-25’lik bir konsantrasyonla dünya bedeninde bağlıyken bile, dünya şuuruyla uzanabildiği kadar zaman zaman da olsa geçmişe ve geleceğe yöneliriz. Ayrıca ruh varlığı olarak konsantrasyonumuzun geri kalan (% 75-80) kısmıyla, daha düşünemeyeceğimiz kadar çok yönlü bir iletişim etkinliği içinde bulunuyoruz ve bu etkinlik, hazırlık ve uygulama aşamalarında da tek yönlü bir iletişim tarzında lineer(doğrusal) değildir. Geçmiş ve gelecekle bağlantılı olarak sürüp gider.

Bu şekilde küresel olduğunu gördüğümüz bu iletişimin sadece dünya bedeni ve onun uzantılarıyla gerçekleştirmeye çalıştığımız yönüne tekrar dönecek olursak; bu iletişimin kuşkusuz sağlıklı ya da sağlıksız olması söz konusudur. Burada “sağlıklı iletişim” Dünya maddesiyle % 50 oranında ve onunla özdeşleşmeden geçen bir alışverişle gerçekleşen iletişimdir. Bu bizim bu hayatta, madde içindeyken ruhsal dünyanın yasalarını burada fizik alemde uygulamamız gereken gerekli ve yeterli şarttır. Bu,  dengelenmiş bir iletişimdir. Maddeye kapılmadan, maddenin çekimine rağmen onun (yolun) esiri, oyuncağı olmadan onunla özdeşleşmeden her iki tarafın da hakkını vererek iletişimi sürdürmektir. Orta yolda olmaktır. Eğer bu denge, maddenin doğal cazibesinden dolayı madde lehine bozuluyorsa, o zaman “sağlıksız iletişim” söz konusudur. Sağlıksız iletişimde; ruh varlığı olarak kendi açımızdan düşünürsek, bize oranla madde daha çok ve hızlı gelişiyor demektir. Halbuki bizden beklenen; maddeyi geliştirmek ama aynı zamanda da kendi özümüzdeki bilginin o mekanda kullanılabilirlik yüzdesini maksimum düzeye yükseltmektir(İdraklenme cehti içinde onun uygulamasını yapmak. Bu şekilde belirli bir siklus içinde (devre sonuna kadar) başlangıçtaki ahdimizi planımızla birlikte gerçekleştirmektir(2). Sonunda, bize söylendiği gibi olmaktır. Eşyanın hakikatine maksimum düzeyde nüfuz etmiş olmaktır.

Hikmet ve Rahmet Istırapta...

Yukarıda belirttiğimiz istenmeyen tehlikeye karşı, bedenli ruh varlıkları olarak bizler ta eski dönemlerden beri uyarıldık. Aslında uyaran da biziz, uyarılan da… Bu uyarılar (inisiyatik ve dinsel öğretiler) çerçevesinde biliyoruz ki, söz konusu iletişimimiz sağlıksız olduğu zaman, icaplar aleminde ISTIRAP hazır. Çünkü yine ISTIRAPLAR sayesinde biliyoruz ki, çoğunlukla bize ıstırap veren şeylerde hikmet ve rahmet vardır. Istırabın, ıstırap halinin uyanık tutucu bir etkisi var. Biraz uyanık olunabilirse, ıstırapta “sabır ve tahammül hali” vardır (ya da insan ıstırap çektiği zamanlarda sabır ve tahammül hali içine girer) ki bu hal de insan için bağlı olduğu planından düşey tesirleri aldığı en elverişli zamandır. Başka bir ifadeyle planıyla iletişimin yoğunlaştığı zamanlardır.

Sağlıklı İletişim

Bu nedenle tüm inisiyatik öğretilerde “maksatlı ıstırap” halinin önemi vurgulandı durdu. Çünkü şu belirli bir enkarnasyonla geçmiş olduğumuz iletişimden beklenen değişimin, gelişimin, farkındalığın, anlayışın ve uyanışın gerçekleşmesi için, söz konusu iletişimin sağlıklı sürmesi yönünde titizlik göstermek durumundayız; ya da olası ama istenmeyen bir sapma ortaya çıktığında da, ıstıraplardan yararlanma yönünde titizlik göstermeliyiz. Bir enkarnasyonla sağlanmış bulunan iletişimin sağlıklı oluşunun başka bir yan ürünü de sağlıklı bir yardımlaşma ve dayanışma bilincidir. Çünkü iletişimde, bir şeyleri (düşünce, duygu, bilgi) paylaşmak söz konusudur. “Paylaşmak” ise ancak sağlıklı bir iletişim halinde “yardımlaşma ve dayanışma bilinci” içinde olur. Bu bakımdan yardımlaşma ve dayanışmanın hedefi de iletişimdir. Bu durumda en önemli katalizör ise SEVGİDİR. Evrensel sevgi enerjisi gereği varlıklar, enkarnasyonlar süreci içinde iletişim ile yardımlaşma ve dayanışmaya giriyorlar.

Bu durum aslında, plansal büyüklükteki küresellik halindeki bir plan içinde olan en belirgin süreçtir: Planın payına düşen bilginin, tüm plan katmanları ve varlıklarınca emilmesi, pay edilmesi ve hazmedilmesidir. En güzel yardımlaşma ve dayanışma plan bünyesinde, plansal bir iletişim halinde ve başka planlarla da bağlantılı olarak gerçekleşmektedir. İşte bu iletişime katılma şeklimiz ve planımız hiyerarşi içindeki yerimizi ve fonksiyonumuzu belirliyor.

İletişim ve Fedakarlık

Bu iletişimin temelinde, hem plansal hem de dünyasal anlamda FEDAKARLIK vardır. Çünkü söz konusu iletişime sağlıklı bir şekilde katılmak; maddenin üzerimizdeki cazibesini % 50’ye kadar indirmekle olur. Maddenin bağlayıcı etkisini azaltmakla olur. Bu da fedakarlığı gerektiren bir zorunluluktur. Bunun için, maddenin cazibesiyle ortaya çıkan ataletten uzak olarak iletişimin gereği olan aktiviteye önem vermekte yarar vardır. Evrenlerde “aktif etmen” ruhtur. Bu nedenle hem bedenli ruh varlığı olarak, hem de “iletişim”in doğal gereği olarak, kendimizi her an hatırlar halde aktif tutmaya özen göstermeliyiz. Başka bir ifadeyle, maddeyle iletişim halinde bulunduğumuz şu durumda aktivitemiz ne kadar yoğunsa, iletişimimizin kalitesi de o denli yüksek olacak demektir.

 Selman GERÇEKSEVER


…………………………
(1)    Zaman En
erjisi kozmozun dört temel enerjisinden biridir, öteki üçü ise; ruh, hayat ve fizik enerjilerdir ki bunların hepsinin yönetimi ruhsal enerjinin elindedir. Ruh varlığı yaratıcılık işlevini zaman enerjisi aracılığıyla gerçekleştirir. Her şey, ruhun gözetiminde ve yönetiminde olarak (kuşkusuz, İlahi İrade Yasaları çerçevesinde olmak üzere) zaman enerjisinin etkisiyle; gelişir, değişir ve olgunlaşır. Ruh varlığı, bilgisini, belli bir mekanda Zaman Enerjisi aracılığıyla tezahür ettirir; ama önce, o mekanı  bilginin orada tezahürüne elverişli hale/kaliteye getirir. Yazımızın temasını oluşturan alan oluşumlarında da Zaman enerjisi temel ögelerden biridir. Bir alanın oluşumunda Zaman Enerjisi birinci ögedir; ötekiler ise mekan ve varlıktır. Zaman, Mekan(fizik) ve Varlık(lar) üçlüsü bir alan/zemin oluşumunun olmazsa olmaz üçlüsüdür. Bir ruhsal planın zeminin de bu üçlü oluşturur.  

(2)    Ahdimizi bozmamamız konusunda Kur’an’ da bile yer yer uyarılar vardır(Fetin 10). 


< Önceki   Sonraki >

    Sayfa Basi
Yazıların hakları yazarlara aittir. Lütfen kendilerinden izin almadan yayınlamayınız
Ruhun özü Krizalit içinde saklı. Yıldız tozları, yeniden doğuşun işareti. Bir kelebek, reankarnasyon sancılarında ağulu yeşil çocukluk pembesi Sarı hüznü yılların düşsel uçuşlarda... Haberci Güvercin İnsan bedeninde kanatları hiiiç yok olmadan Melek şekline büründü ruh Basubadelmevt! Ruhun Yükselişi Seni Seviyorum Kelebek ömrü kadar sonsuz. Başka hayatlarda yitirip, Farklı boyutlarda bulduğumuz birileri. Ruhun Yükselişi! Seni Seviyorum