Ana Sayfa arrow Yolculuklar arrow Şiirsel Yolculuklar arrow Gözlerim Yazı Boyutu: + | -

 

 

Ana Sayfa
Kanat Sesleri
Yolculuklar
Makaleler
Araştırmalar
İÇ'ten
Sonsuzluk Notaları
Yönsüz Akışlar
İlhan İrem Forum
.....:: BİRileri ::.....
İlhan İrem
Halil Cibran
Krishnamurti
Mevlana
Osho
Yunus Emre
........................
Haber ve Duyurular
Kanat Sesleri'nde
Duvar Kağıtları
Bilgi İsteği
Dinle'nce
Linkler
Arama
İletişim
Mesajlar
Gelen Kutusu

Yeni mesajınız yok.

Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yoksa,
oluşturabilirsiniz

 

 

.....
 
Gözlerim Yazdır E-Posta
Ekleyen Mihrihan Öztürk   
19 Eylül 2005

Gözler, gözlerim. Sonsuz yolculuğumun giriş kapısı.
Zaman zaman derinliklerinde kaybolduğum, keşfe değer bir dağı tam tanımladığımı zannettiğimde arkasında bir daha, bir daha dağların oluştuğu, belki de tüm serüvende Kaf Dağına ulaşıp arkasını görebilme umudu taşıdığım seyr-ü sefer hali. Bazen sağa sola amaçsızca koşturduğum ya da yorulup bir sedir ağacının gölgesinde dinlendiğim, koca kanatlı bir Anka kuşu yanılgısıyla kara bir karga kanadına tutunup uçmaya çabaladığım ya da bir kartalın gözlerinde dorukları ve yamaçları seyrettiğim, yüzlercesinde gözlerimde gözlerini bulmaya çabaladığım yaşam pınarım.

Koşturup dururken berelenen ayaklarımı yok sayma yanılgısıyla baktım dünyaya açılan o minik , simsiyah pencereden. Nice gözler gördüm neşeli, sevecen, küskün, hüzünlü, kızgın, öfkeli, nemrut ve kaygısız, tasasız ve korkulu. Karanlığının ışıltısında boğulduğum ya da derinliğinde bir ışık selinde yuvarlandığım, yuvarlanıp da uzaklarda siyahla beyazın kaynaşıp ışıldadığı, yüzer gibi yayıldığım, ha elimi uzatsam sanki değivereceğim o meltem esintisi gibi huzurun, mutluluğun, aşkın parladığı o mekansız, zamansız ülkenin sınırlarını zorladığım o gözlerde ne yolculuklar yaptım ya da yaptığımı sandım. Ne zaman iblisin esintisi sansam, beni o ülkeden geri savuranı, göz bebeklerimde iblisin sureti, dudaklarda gülümseme, sinemdeki mücevher kutusu ha çıktı ha çıkacak. Gözlerimde iblis ya da iblisin gözlerinde ben. Bereli ayaklarım yok ya, bu yolculukta ne dermanım olur otlar, ne kanadım olur kuşlar. Korunaklı bahçemde gözlerimin ardından seyrederken dünyayı, kimi zaman gözyaşlarım suladı bu bahçeyi, kimi zaman kahkahalarım besledi çiçekleri. Her bir çiçeğinizi gözlerimde, şarkısı derinliklerde. Her bir yaşam kat kat, kabuk kabuk gözlerde.

Bir çıtırtıyla kayanın arkasına saklanan kertenkelenin korkusu, ekmek kırıntısını taşımaya çalışan bir karıncanın telaşı, balı için kraliçe arıya polen taşıyan işçi arının kanat vızıltıları, kurbağanın diline yapışan sineğin son varolma çabaları, kelebeklerin cezbetme dansı ve yılanın görüş sahasında heykel gibi duran farenin ölüm korkusu. Hepsi gözlerde, gözlerimde yazılı. Şimdi ise bahçemde, gözlerimin arkasından dünyayı seyretmek daha avantjlı. Ve bu ne büyük zaman savurganlığı... Avuçlarımızda sandığımız yaşamın avuçlarındayken, can zamanda hapisteyken, bu ne aymazlık bu ne korkaklık.

Bedene tutuklu gözlerim korkudan büzüşmüş gözlere değdiğinde, gözlerde suretimi gördüğümde, susuzluktan çatlamış toprak gibi kana kana su içti dudaklarım. Can pınarından gelen o su akarken serin serin tüm hücrelerime, sudaki aksim çarptı kirpiklerime. Kirpiklerim birbirine her değdiğinde, dalgalansa bile siluetim, orada, o suda... ve gözlerimde gözlerin, can bedende hapiste, beden zamanda, zaman bellekte...

Gözlerim mi geri dönmüştü yoksa ben mi görmüyordum önceki sahnelerde bilmem ama, sinemdeki mücevher kutusunda bir çırpıntı, bir çırpıntı. Kapağı ha açıldı, ha açılacak. Bereli ayaklarımda lokman hekimin merhemleri, mısır taneleri gibi patlayan korku kabukları, her kabuğun altındaki saf beyazlık, beyazın verdiği huzur ve yolculuk adımları. İne çıka o sarp dağ yolları, patikalar ve önüm sıra seyirten Anka kuşu. Yol ayrımında ne yön gösteriyor,
ne çukur olduğunda yerini. Suskunluğun büyüklüğünde, gözleri gözlerimde, koca kanatlarını açmış beni izlemekte...

Gözlerim, yaşam yolculuklarım, bu geri dönüş yollarında istasyon duraklarım. Ve şairin dediği gibi her istasyonda yeni yüzler, yeni sesler eski sözler / Bu şiir bitmiş bir şarkının devamını özler...

Gözler, gözlerimde gözlerin ve göğsümdeki mücevher kutusu ha açıldı, ha açılacak.


< Önceki   Sonraki >

    Sayfa Basi
Yazıların hakları yazarlara aittir. Lütfen kendilerinden izin almadan yayınlamayınız
Ruhun özü Krizalit içinde saklı. Yıldız tozları, yeniden doğuşun işareti. Bir kelebek, reankarnasyon sancılarında ağulu yeşil çocukluk pembesi Sarı hüznü yılların düşsel uçuşlarda... Haberci Güvercin İnsan bedeninde kanatları hiiiç yok olmadan Melek şekline büründü ruh Basubadelmevt! Ruhun Yükselişi Seni Seviyorum Kelebek ömrü kadar sonsuz. Başka hayatlarda yitirip, Farklı boyutlarda bulduğumuz birileri. Ruhun Yükselişi! Seni Seviyorum