Ana Sayfa arrow Yolculuklar arrow Yolculuklar arrow Sonsuz Yol Yazı Boyutu: + | -

 

 

Ana Sayfa
Kanat Sesleri
Yolculuklar
Makaleler
Araştırmalar
İÇ'ten
Sonsuzluk Notaları
Yönsüz Akışlar
İlhan İrem Forum
.....:: BİRileri ::.....
İlhan İrem
Halil Cibran
Krishnamurti
Mevlana
Osho
Yunus Emre
........................
Haber ve Duyurular
Kanat Sesleri'nde
Duvar Kağıtları
Bilgi İsteği
Dinle'nce
Linkler
Arama
İletişim
Mesajlar
Gelen Kutusu

Yeni mesajınız yok.

Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yoksa,
oluşturabilirsiniz

 

 

.....
 
Sonsuz Yol Yazdır E-Posta
Ekleyen Rabia Yirmibeş   
06 July 2005

Kimi zaman, sevgilinin yeşil gözünde fark edilir,
Sonsuzluk yolculuğunun yaşandığı…
Dünyasal anlatımlarda karşılığı zor bulunan,
Uzun, upuzun bir yolun başında buluveririz kendimizi bir anda.
Sevgilinin yeşil gözünde başlayan bu esrarlı yolculukta,
Çoğu zaman savrulurken oradan oraya,
Bazen da dinlenmeye çalışırız,
Sessiz sakin bir gölün kenarında
Sazlıklardan havalanan ördeği seyre dalıp.
Aşkla çıktığımız bu yolda seyir esnasında yalnız, yapayalnızızdır adeta.
Yalnız ve sonsuz, donuk bir yolculuktur bu,
Çığlık çığlığa bir sessizliğin hüküm sürdüğü
Garip bir yalnızlıktır yaşanan, kalabalıklarda…
Üşüsek de bu yolculukta,
Soğuklukların bir gün biteceği umuduyla ısınır içimiz hep.
Cansız ve bomboş gelir dünya, içerleriz…
Kaçmak istesek de kaçamayız artık. Düşmüşüzdür yola bir kez.
Soğukluklar bir gün biter! Diye ümitlenerek sürdürürüz yolculuğu.
Hayal kırıklıkları, düş bozgunları, ulaşılamayan güzellikler, bir türlü varılamayan yada daha ötelere davetkar bir biçimde, varıldıkça hızla uzaklaşan hedeflere tekrar tekrar ulaşmak, yorar kimi zaman istemesek de.
Asıl yoran ise yalnızlıktır aslında bu yolda.
Hele de kalabalık yalnızlıklar!
İçerleriz, kızarız…
Hatta daha da ilerletip düşünceyi, sarsıp uyandırmak isteriz
Ninnisiz  uyuyan binlerceyi !
Yolun bilmem kaçıncı kilometresinde, durup düşünürüz
-Ben miyim hata yapan ? diye
kalabalıklar arasındaki bir başına avareliklerde.
Bir yandan yaşlanırken, gece gündüz uyuklayan yığınlar,
Koridorun öte ucuna çoktan ulaşan bir  solo:
“UYAN !!” diye
    sessiz çığlıklar dizer zamansızlıklara
    nota nota…
sayısı belirsizler korosu da ninniler söyler türlü çeşit:
-Aman! Kimse uyanmasın, telaşlarıyla.
Uyanan, yola düşmektedir çünkü.
Yada uyandığında,
    Sonsuz bir yolda olduğunun farkındalığıyla,
    Yeniden algılamaktadır yolculuğu,
    Yükselen bilmem kaçıncı daireden, görebildiği kadarıyla.
Beş duyu ile sınırlı oluşu hissettiği andan itibaren,
Başlar zorlamaya sınırları.
Lakin, hiç de kolay değildir, soyunmak zora…
Ama,
Sınırlar aşıldıkça,
Yolculuk, önceden çevrilmiş bir filmi, locadan seyredercesine keyif vermeye başlar artık.
Hem seyirci,
Hem oyuncudur yolcu…

Sevgilinin yeşil gözünden çıkılan yolda
Otuz yıl sonra,
O yemyeşil denizsi bakışlar
Gözü yaşlı kahkahalar attırır kimine
Karlı dağlarda,
Umutlu farkındalıklarla!!

Rabia Yirmibeş
Şubat 2004


< Önceki   Sonraki >

    Sayfa Basi
Yazıların hakları yazarlara aittir. Lütfen kendilerinden izin almadan yayınlamayınız
Ruhun özü Krizalit içinde saklı. Yıldız tozları, yeniden doğuşun işareti. Bir kelebek, reankarnasyon sancılarında ağulu yeşil çocukluk pembesi Sarı hüznü yılların düşsel uçuşlarda... Haberci Güvercin İnsan bedeninde kanatları hiiiç yok olmadan Melek şekline büründü ruh Basubadelmevt! Ruhun Yükselişi Seni Seviyorum Kelebek ömrü kadar sonsuz. Başka hayatlarda yitirip, Farklı boyutlarda bulduğumuz birileri. Ruhun Yükselişi! Seni Seviyorum