Ana Sayfa arrow Araştırmalar arrow İçsel Gerçeklik Yazı Boyutu: + | -

 

 

Ana Sayfa
Kanat Sesleri
Yolculuklar
Makaleler
Araştırmalar
İÇ'ten
Sonsuzluk Notaları
Yönsüz Akışlar
İlhan İrem Forum
.....:: BİRileri ::.....
İlhan İrem
Halil Cibran
Krishnamurti
Mevlana
Osho
Yunus Emre
........................
Haber ve Duyurular
Kanat Sesleri'nde
Duvar Kağıtları
Bilgi İsteği
Dinle'nce
Linkler
Arama
İletişim
Mesajlar
Gelen Kutusu

Yeni mesajınız yok.

Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yoksa,
oluşturabilirsiniz

 

 

.....
 
İçsel Gerçeklik Yazdır E-Posta
Ekleyen Cavit Utku   
20 June 2005

İçsel gerçeklik deyince; karşı­mıza bıkıp usanmadan yinelediğimiz kendini bilmek ve farkındalık çıkıyor.

Kendini bilmenin en iyi yolu da, kendi konuştuğunu incelemek ve yakalamaktır. Örneğin; konuşuyorsun ama konuşan kim? İşte bu frekansı ya­kalayıp yönetmek; içeriğine sahip ol­mak, o güzelliği yaşamak gerek.

Beşer, programı gereği Yukarı­nın yasalarını, öğretimini alır ve uygu­lamaya çalışır. Bu uygulama sonucu, muhtaç olduğu tesiri, bilgiyi ve sezgiyi, hatta tahriki de alır. Bunların bir kıs­mı, varlıkta gizemli bir enerji halinde yaşamı boyunca bir kaynak olarak ka­lacak, kalan kısmını da kullanacaktır.
Bilgisi ve idraki gelişmiş bir varlık için; telaş, boşuna enerji kaybı söz konusu değildir. O, gerekli ça­bayı, hiçbir enerji harcamadan gereken yerde kullanır ve karşılığını alır.
Özetle; önünde yürümekte olan zaman şeridi üzerindeki sıralanmış olayları, malzeme ve bilgiyi yeri geldiğinde kul­lanır.
Sırası gelen bir işi yaparken, sı­rası kaçan bir iş için boşuna telaş et­mez. İşte henüz gelişememiş kimselerin en büyük eksiği budur: Telaşlanır ve panik yaparlar. Bu da EVRENSEL İLKELER’in işleyişi hakkında yeterli bilgiye sahip olmayışımızdan kaynak­lanır.
Biz tüm sorunlarımızı nef­saniyet ışığı altında görüp, yorumladı­ğımız için karşılaştığımız olaylar sürekli olarak bu düzende olmaktadır.
Birey, yapısı gereği ya da eksik bilgisinden ötürü, hep tereddütler için­dedir. İstediği, ihtiyacı olan enerji önüne gelir de; bir türlü kullanıp, işlevsel olarak devreye sokamaz.

Eksik olan nedir?

Kuşkusuz ki tam bir teslimiye­tin ve iman halinin henüz oluşmamış ol­masıdır. Bunun nedeni de kişinin reali­tesi yani bilgi düzeyidir. Doğaldır ki ener­jileri kayba uğratmadan kullanmak, yeri geldiğinde hakkını verebilmek bir düzey meselesi olsa gerek.

İç Denge ve İlkelere Uygun Yaşam

Bağlantıda bulunduğumuz bütün realiteler içinde tesir alışverişinde bu­lunurken, ya da bize negatif gelen bir te­sirle karşılaşırken göstereceğimiz reak­siyonlar, bizim gelmiş olduğumuz bilgi düzeyini belirlemektedir. Çünkü bura­dakarşımıza. aldığı bilgiyi eyleme sok­mak, yani uygulamak durumu çıkmaktadır.
Bilgiyi almak kolaydır, ancak kullanır­ken; karşıya nasıl aktarıyoruz, işte o önemlidir.
Nasıl ki aldıklarımız bize belli bir realite düzeyinde geliyorsa, verecek olduğumuz enerjileri de o realiteye uy­gun bir yoğunlukta vermek zorunda­yız.
Meğer ki, o enerjiyi veremedik, o zaman dışarıdan gelen tesirlerin kur­duğu bir kafes içerisinde oluşan bir şuurun ve tesirlerin yönetimi içine gi­reriz.
Özetle egomuza hizmet etmeye başlarız.

İçsel gerçeklik

Kendi yaşam planımızın ne olduğunu anlamaya çalışmak ve yönlendirilmeye çalışılan yolu fark etmektir.
İçimizdeki gerçek yasalardır.
            Biz o gerçeğin bir bölümünü anlayabilirsek, içimizdeki gerçeğe, yani yasalara uyum sağlamış oluruz.
            İçsel gerçeklik, Tanrısal Yasalardır, Öz Bilgimizdir.
 
Zemin hazırlığı yapılırken, insanların içinde bir kıpırdanma oluşturmak gerekir. Yüklenmiş, üstüste binmiş perdelenmiş bir yığın benliğin yerinden çatırdatılıp, birbiri içinde sürtünme enerjisi sağlanması, varlıkların kendi içlerinde kargaşa yaratılması, kendi içine ateşin düşmesi ve o ateşin sarmasını bekleme devridir şimdi.
İşte bu zemin çalışması yapılıyor ki, içimizdeki gerçek ortaya çıksın…


< Önceki   Sonraki >

    Sayfa Basi
Yazıların hakları yazarlara aittir. Lütfen kendilerinden izin almadan yayınlamayınız
Ruhun özü Krizalit içinde saklı. Yıldız tozları, yeniden doğuşun işareti. Bir kelebek, reankarnasyon sancılarında ağulu yeşil çocukluk pembesi Sarı hüznü yılların düşsel uçuşlarda... Haberci Güvercin İnsan bedeninde kanatları hiiiç yok olmadan Melek şekline büründü ruh Basubadelmevt! Ruhun Yükselişi Seni Seviyorum Kelebek ömrü kadar sonsuz. Başka hayatlarda yitirip, Farklı boyutlarda bulduğumuz birileri. Ruhun Yükselişi! Seni Seviyorum