Ana Sayfa arrow Makaleler arrow İnisiyasyon ve Sembolizm Yazı Boyutu: + | -

 

 

Ana Sayfa
Kanat Sesleri
Yolculuklar
Makaleler
Araştırmalar
İÇ'ten
Sonsuzluk Notaları
Yönsüz Akışlar
İlhan İrem Forum
.....:: BİRileri ::.....
İlhan İrem
Halil Cibran
Krishnamurti
Mevlana
Osho
Yunus Emre
........................
Haber ve Duyurular
Kanat Sesleri'nde
Duvar Kağıtları
Bilgi İsteği
Dinle'nce
Linkler
Arama
İletişim
Mesajlar
Gelen Kutusu

Yeni mesajınız yok.

Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yoksa,
oluşturabilirsiniz

 

 

.....
 
İnisiyasyon ve Sembolizm Yazdır E-Posta
Ekleyen Selman Gerçeksever   
29 May 2005

Bilginin varlık tarafından özümlenmesinde ve idrak edilerek yaşama geçirilmesinde en önemli etmen “bilgi-varlık” dengesidir. Kuşkusuz, herkes (bir inisiyasyon merkezindeki müridler de dahil) bu durumda olmadığı için; büyük gerçekler, sır nitelikli bilgiler insanlara aktarılırken sembollere büründürülmüştür. Sembollere büründürülerek verilen bilgi ile müridin  anlayış cehti ve anlayış kapasitesi yavaş yavaş zorlanır. Sadıklar Planı Tebliğlerinde de belirtildiği gibi, “Semboller, (özellikle) beşeri şuurun ve idrakin  geri düzeylerinde, onları fazla yük altında bırakmadan, titreşimi yüksek tesirler içerisine sokmamak,  teşevvüş içerisinde bırakmamak ve ne anladı ise anladığı oranda yürütmek için  oluşturulmuştur.” (Sadıklar Planı Teb.,sayfa-525) Bilgi enerjetik bir potansiyel içerdiğinden, süzüle süzüle verilmek gerekir. Bu gereklilikten dolayı da; hangi bilgiyi kime, nasıl, ne zaman verilmesi konusunda titizlik gerekir. Bilgi enerjisinin enerjetik potansiyeli, özellikle yazılı dilde etkin olduğundan dolayı önemlidir. Çünkü, “Söz unutulabilir, konuşulup geçilebilir; ama yazı unutulmaz, tekrar edilebilir. Bu demektir ki, sözdeki potansiyel ile yazıdaki potansiyel çok farklıdır.”
 
İşte bu gerçekten hareketle, özellikle inisiyatik merkezlerde; inisiyatik öyküler ve piyesler sunulur müridlere. Hatta Zen Budizmi’nde çömeze (müride) “koan” denen teemmül (derin düşünme) ve murakabe konuları verilir. Bu şekilde, sembollere büründürülmüş sır nitelikli bilginin mürid / çömez tarafından yavaş yavaş özümsenmesi hedeflenir. Tüm bunlar, varlığın; ezilmeden, yıkılmadan, teşevvüş içerisinde bırakılmadan, tedricen  yükselebilmesine yardım içindir. İnisiyatik adap gereği böyle yapılmakla, sanki hikmet semboller içine sarılıp, sarmalanmış, şiddeti azaltılarak sadeleştirilmiştir. Çünkü, Sadıklar Planı’nın da belirttiği gibi, “Sadelik ve basitlikte hikmet vardır.”
 
Bireyler arası realite (hatta yakın realitelerde olsalar da) anlayış farklılıklarından dolayı aynı sembol içeriği bakımından değişik kişilere değişik anlamlar ifade eder. “Sembolün içerdiği kudret, bilgi ve tesir (“sır”) ne kadar derin ve kapsamlı ise, onunla karşılaşan varlıklar üzerindeki tesiri de o derece derin ve kapsamlıdır.”  Bu nedenle anlayış farklılıklarına göre ortaya çıkan yorumları farklı farklı oluşu da çok doğaldır. Bir sırrın anlayış derinliklerine, anlayış kapasitesinin artışıyla inilir. Müridin bünyesinde “inisiyatik karakter”in oluşumu, onda fehim ve feraset (anlayış keskinliği, düşünce derinliği) melekesinin de artışına zemin hazırlayacaktır.
 
Tüm bunlardan dolayı, inisiyasyonda, sadece yazılanların değil, söylenenlerin de sembolleştirilmesi söz konusudur. Müride verilen sır nitelikli bilginin süptil titreşimi ancak bu şekilde korunur. Böyle bir titizlik içinde, sanki mürşitten (mürid tarafından) emanet alınan sırrın sükut ve sükunet hali içinde mürid tarafından saklanması beklenir. Esasen bu, müride sır ile yüklenen sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda inisiyatik bir adaptır. 
 
Aynı zamanda “içsel sükunet” de demek olan sükut ve sükunet hali; dünya ortamının yatay nitelikli tesir karmaşasından  kendini soyutlayabilmiş olmanın müride kazandırdığı sessizlik ve sakinliktir. Bu sessiz ve sakin nitelik kazanılmadıkça, bireye / müride gelen düşey tesir onun tarafından algılanamaz. Duygusal ve zihinsel heyecanlardan da arınmışlık demek olan bu durum, beşeri zihnin susturulmuş olmasıyla gelen;  sadece içsel denge ve  birlik değil, aynı zamanda zihinsel gevezelik ve vesvese içinde olmamaktır.
 
Bu aşamada müridin içsel sükunete kavuşması; yeni olan her şeye (dolayısıyla da sır  nitelikli bilgilere) hazır olmayı da beraberinde getiren safiyetin erdemli insanlara özgü bir göstergesidir. Elbette ki, makbul bir kisve olan bu durum, binbir haletin de aynasıdır. Yani, böyle bir duruma, haletleri derinden yaşanmış eprövlerle ulaşılır.  Başka bir deyiş ile, sessizlik ve sakinlik kisvesine bürünmek, sadece başarılı / verimli eprövlerin hülasası olmayıp, aynı zamanda sır nitelikli bilgilere liyakat kazanmış olmanın da göstergesidir.
 
Ayrıca, inisiyasyon geleneğinde önemli bir aşama olan “manyetik merkez oluşturmak” da içsel sükuneti bünyede oluşturmakla olasıdır. Bu duruma gelen bir mürid, “Bilgi sessizliktir.”(1) inisiyatik ifadesinde anlamını bulan  adap ve inisiyatik edep içinde kendisine emanet edilen sırrı saklayabilecek duruma da gelmiş demektir.
 
İnisiyasyonda sırrı sükut ve sükünet hali içinde saklamak kadar, ondan söz etmek de zordur. Çünkü, sır; doğası gereği, sözcüklere kolay kolay, hatta hiçbir şekilde dökülemez. Ayrıca bu zorluk; sembolleştirilmiş olan bilginin titreşiminin yüksekliğinden de kaynaklanmaktadır. İnisiyasyona yabancı olan için sır, açıklanamaz ve dokunulamaz niteliklidir. İşte bu durum, onu sembolleştirilerek sağlanır. 
 
Aslında mürşitten müride aktarılan; sırrın kendisi değil, sırrın içindeki sembol ve onu anlaşılır hale getiren ruhsal tesirdir. Başka türlü ifadesiyle, sırrın kendisi değil, sırrın sembolize ettiği şey (yani, onun idesi) önemlidir. Zaten sırrın içerdiği tesir, onun idesinden dolayıdır.
 
Sır nitelikli bir bilgiyi sembolleştirmek, ya da sembollere büründürerek ortaya koymak (müride vermek) sanki onu bir dizi bariyerin arkasına gizlemektir. İşte bariyerlerin ilki form tarafından oluşturulur. Çünkü, onu sembolik de olsa söze / yazıya döktüğümüz zaman, onu formel hale getirmiş oluruz ki bu form zaten ilk bariyerdir. İkinci bariyeri ise, müridin eksik vasıfta oluşu (yeterli inisiyatik karaktere sahip olmayışı) oluşturur. Bir üçüncü bariyer ise, onun doğal olarak anlaşılmaz nitelikli oluşudur. Tüm bu bariyerler aşıldığında zaten tüm geleneksel inisiyasyonlar içsel olarak birbiriyle birleşir. Dolayısıyla bilgide “bir”lik, sembollerin çözülmesiyle deneyimlenen bir bütünleşmedir.
 
.....................................
(1) Taoizm

DERLEYEN: Selman GERÇEKSEVER


< Önceki   Sonraki >

    Sayfa Basi
Yazıların hakları yazarlara aittir. Lütfen kendilerinden izin almadan yayınlamayınız
Ruhun özü Krizalit içinde saklı. Yıldız tozları, yeniden doğuşun işareti. Bir kelebek, reankarnasyon sancılarında ağulu yeşil çocukluk pembesi Sarı hüznü yılların düşsel uçuşlarda... Haberci Güvercin İnsan bedeninde kanatları hiiiç yok olmadan Melek şekline büründü ruh Basubadelmevt! Ruhun Yükselişi Seni Seviyorum Kelebek ömrü kadar sonsuz. Başka hayatlarda yitirip, Farklı boyutlarda bulduğumuz birileri. Ruhun Yükselişi! Seni Seviyorum