İçimizde bir yer... Günlük hayat telaşında, yorulduğumuz ama hiçbirşey yapmadığımız düzen içinde içimizde bir yer... İçimizde bir yer... Aşık Veysel'in kara toprağı misali, yüzünü çizdiğimiz, tırmıkla girdiğimiz toprağın bizleri deste deste güllerle karşılaması misali, içimizde bir yer... O yer kutsal.. Biz kutsallığının ne zaman farkına varırız, kopma ya da birleşme noktası burası bence. Hayatta her estetik değer bir sanat mıdır? Eğer bunu gören insan gözü birşeyler alıyor ve ufkuyla beraber duygu-düşünce dünyası gelişiyorsa sanattır. Bu sanatı biz her mevsimi ezgiyle anlatan klasik müzikten tutun da mistik heyecanı hissettiren, esrime ve "bulma" sevinci/huzuru yaşatan notalardan alabiliyoruz. "Bulma" sevinci / huzuru mu? Nerede bu? İçimizde bir yerde... O yerde insanoğlunun sevgi anlayışı barınıyor ve bu, insanların doğarken sahip olduğu iki gözü ve iki kaşı gibi sahip olduğu bir heyecan. "Huzur veren heyecan"... En genelde ve en mahremde, içimizde bir yerde... Bu, insanoğlunun en değerli soyut hazinesi... Bunu (tüm saflığı ve kutsallığıyla) bulmak, bunu bulmuş sanatçıların eşsiz eserlerinde mümkün... Işık ve sevgiyle... |