Ana Sayfa arrow Yolculuklar arrow Şiirsel Yolculuklar arrow Üç Taş Merdiven Yazı Boyutu: + | -

 

 

Ana Sayfa
Kanat Sesleri
Yolculuklar
Makaleler
Araştırmalar
İÇ'ten
Sonsuzluk Notaları
Yönsüz Akışlar
İlhan İrem Forum
.....:: BİRileri ::.....
İlhan İrem
Halil Cibran
Krishnamurti
Mevlana
Osho
Yunus Emre
........................
Haber ve Duyurular
Kanat Sesleri'nde
Duvar Kağıtları
Bilgi İsteği
Dinle'nce
Linkler
Arama
İletişim
Mesajlar
Gelen Kutusu

Yeni mesajınız yok.

Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yoksa,
oluşturabilirsiniz

 

 

.....
 
Üç Taş Merdiven Yazdır E-Posta
Ekleyen Özlem Çelik   
03 April 2005

Üç taş merdiven yaşamın bir yolculuk belki de kanlı düğünlerinde durdu bir an zamanın bir yerinde...
Üç taş merdiven bir mağara girişi.. karanlık zifiri karanlık...

Öncesi bir şato yükseklerde olduğunu sandığım, yükseldikçe küçülen kaybolan bir şato bir masal..
Bir anlatı dağılan eski kitap sayfalarının içinde.. iki pastel renkli çiçek bir anımsama...
İki çiçek renkleri sahipsiz, renkleri donuklaşan...
parıltıları duvarlarda dağılan kaybolan iki çiçek, yansıyan yansıtan
iki çiçek..
Ve duvarlar, kapıların içlerinde kaybolduğu duvarlar.. renksizleşen
duvarlar..
çatladı... ayrıldı birbirinden toprak ve taş... ayrılıp birleşti...
yıkıldı...
duvarlar..
Renksiz kokusuz bir yok oluşun şahitliği...

Yıkılan duvarların ötesinde adımların donukluğu, korku ..
duvarların ötesinde çok önceden gördüğü merdivenler ...
Karanlığa inen merdivenler, bir mağara ...
adımlarında ki korku sızı.. ardında ! ardında hiç bir şey yok !
toprak herşeyi örttü ..

Yeniden şimdiye, öncesinden...
Karanlığına.. ne olacağını bilmediği, karanlığa doğru sızılı
adımlarım...
Şimdiden uzağa, göremediğim karanlık kapıdan içeri doğru düşünceler..
İlk merdivende kuşkular..
İsimsiz..
İkinci merdivende özlemler; üçüncü merdivende acı ile yok olan..
Sislerin beyazlığını aradığım, karanlık...
Üçüncü merdivende sızı dindi, herşey dindi... korku..
Bir boşluk, nemli  toprak yada içinde kaybolacağım bir su..
Boşluk, nem, su...
Şimdi, öncesi ve Orası !

Bir rüzgar, evet rüzgar içerden esen bir rüzgar karanlığın içinden
gelen ılık bir rüzgar.
İlk adım buzla(?) kaptı yola... İlk adım beyaz taşlarda..
 adımlarımın altında parlayan beyaz zemin ışıl ışıl! her adımda
ayaklarım altında ışıldayan...
Bu bir düş.. duvarlarda ellerimin dokunduğu her yerde bu ışıltılar...
Sessizlik.. sadece dokunuşlarımda parıltılar...
Koşar adımlarla ilerliyorum, durup ardıma bakıyorum karanlık, ileride
ışık yavaşça sarıyor etrafımı..
Her adımda yansıyan benden bana yansıyan... yalnızca
yansıyan ‘ışık’...

Göz yaşlarımın düştüğü zeminde ışıklar.. her dokunuş, her adım, her
yanımdan ışıklar ışıklar ışıklar...

Bir ses;
bir damla düşüyor karanlığın içinde, bir damla..
Bir kuyu, bir su birikintisi, uzaya açılan bir ‘delik’...
Orada, o sonsuzluğun içinde, o yansımanın içinde, o derinliğin içinde
bir karşılaşma..
Kendim ... sen... bir melek...

“Olağanüstü ödüller, olağanüstü yaşamlara verilir ...”
Yolumuz derin yüksekliklere elele IŞIĞIN AŞKIYLA!

Sana o yığını, o terkedilmişliği, o yalnızlığı, o çaresizliği,
ölümleri, doğumları herşeyi anlatacağım...
Sana herşeyi anlatacağım gördüğüm...
Sana tüm zamanları, sana çiçekleri, o rengarenk çiçekleri, sana
karanlık bakışları, donan yüzleri ışıltısız gözleri..
sana herşeyi anlatacağım kendime tüm yolculukları, tüm düşleri
yeniden yeniden...
tüm yorgunlukları.. sana herşeyi anlatacağım içimde karışan, eskiyen,
doğan ama henüz hiç nefes almamış olanları...

Anlamlar anlattıklarımın içinde değil...................... kendi
içinde anlattıklarım kendi içinde..
herkesin içinde herşeyin içinde, anlattıklarım benim değil artık ..

Sorularım tükeniyor sorularım .. yanıtlarım...

Efsun_i

< Önceki   Sonraki >

    Sayfa Basi
Yazıların hakları yazarlara aittir. Lütfen kendilerinden izin almadan yayınlamayınız
Ruhun özü Krizalit içinde saklı. Yıldız tozları, yeniden doğuşun işareti. Bir kelebek, reankarnasyon sancılarında ağulu yeşil çocukluk pembesi Sarı hüznü yılların düşsel uçuşlarda... Haberci Güvercin İnsan bedeninde kanatları hiiiç yok olmadan Melek şekline büründü ruh Basubadelmevt! Ruhun Yükselişi Seni Seviyorum Kelebek ömrü kadar sonsuz. Başka hayatlarda yitirip, Farklı boyutlarda bulduğumuz birileri. Ruhun Yükselişi! Seni Seviyorum