|
Ekleyen Özlem Çelik
|
|
03 Nisan 2005 |
seslerimiz birbirine karıştı bedenlerimiz ve sözlerimiz...
mumları söndürdüm dün gece her yanım aydınlandı yeniden geceleri aydınlatan ışık ...
ve karanlık bulutlar sardı yeniden, ve karanlıklar olmadan biliyorum aydınlık yok,
ARDIMDA AYAK SESLERİ BU YALNIZ GEZİNDİĞİM BAHÇELERDE YIKIK DÖKÜK YOLLARDA....
ilk defa ilk defa bu ayak sesleri ardımda bu kalabalık... sesini, kokusunu duyduğum... beraber ilerliyoruz yeni bir yolda her bir yana bakıyoruz tek tek ve her yanda aynalar, yol boyunca uzanan duvarın üzerinde aynalar, tablolar... renk renk, sahne sahne tablolar.......
biri eğilip bakıyor sol köşede ki aynaya; bir şelale akıyor ışıl ışıl, yeşilliklerin arasında, kristalimsi kayaların arasından... gülümsüyor aynada ki aydınlığa.... ardından bir başkası eğilip bakıyor aynı aynaya, dehşetle yere kapaklanıp ağlıyor hıçkırıklarla, cesaretini göstermek için eğiliyor bir başkası ayna da ki kendisi....
tüm çığlıklar ve hıçkırıklar birbirine karışıyor yine... esintin o taze esintisi geliyor pelerininin... ve bir kapı büyük bir sesle vuruluyor ilerde.... demir bir tokmak hızla vuruluyor, kapı yine büyük bir gıcırtıyla aralanıyor ve yol uzanıyor...
"aynaya her bakışımda başka bir şey gördüm ben" dedi biri..........
kapı aralandı uzakta beni çağırıyorsun...
Efsun_i |