Sessizlik....... Ardında savrulduğum ses ve bulutların aydınlığı kayboldu ansızın... Uzaktan nal sesleri geliyor, görüyorum onları dümdüz çorak bir arsada koşan beyaz atlar.... sesleri, solukları, nal sesleri duyuluyor uzaktan... çok uzaklardan nal sesleri yükseliyor yükselip yayılıyor karanlığın içinde nal sesleri durmaksızın yayılıyor... soğukluğunu, tedirgin tenimde hissettiğim; duvarlarda ki çizgileri izliyorum... haritalar iç içe girmiş onlarca harita olmalı duvarlarda... duvara kazınmış haritalar... bir an olsun dinmeyen nal sesleri, tüm sesleri dindiren.. içimdeki sessizliği paramparça eden ... bir kapı daha aralanıyor belki, belki bana sesleniyor peşinden gittiğim belki de bana sesleniyor yeniden....... bu ses her yana dağılan, yankılanan
yaklaşmıyor yada uzaklaşmıyor koşuyorlar durmaksızın..sesleri...
duvarda asılı duran bir fenerin sıcaklığı düşüncelerimi bu yorucu gürültüden arındırıyor ansızın...
Yeşil feneri alıp asılı olduğu duvardan yanmasını izliyorum, incecik ışığı büyüyor aydınlanıyor duvarlar yavaşça...
duvarlardaki yıldız haritaları... haritaların bittiği yerde.......
beyaz bir esinti işte karşımdasın fenerin loş ışığından daha aydınlık... nal sesleri diniyor yavaşça, üzerinde bembeyaz bir gelinlikle siyah damarlı beyaz bir mermer taşın üzerinde, beni izliyorsun öyle görkemli öyle güzelsin, bir peri olmalısın... incecik bileklerin takılıyor gözlerime gözlerindeki şaşkınlık benim gözlerimdeki olmalı...
Boynunda ince bir zincir ve ucunda parlak bir taş seni aydınlatan fener değil boynundan göğüslerine doğru inen bu taş parlak ve belirsiz şekliyle... aydınlatıyor seni ve bakışlarını...
Kapının açıldığını duyuyorum yakınımda bu benim için açılan bu ardımda kalan kuşkulara kapanan...
kuşkularıma bir kez daha dönüp bakmak, bu sıyrılamadığım düşünce kuşkuların derin uçurumlarından aşağıya bir kez daha bakmak ve her seferinde kendi uçurumlarımdan aşağıya hızla düşmek korku...acı...şaşkınlık... kuşkularım..
Müzik yeniden başlıyor ve sen ellerime tohumlar bırakıp ilerliyorsun denize doğru, uçsuz bucaksız denize gökyüzüne doğru ilerliyor, bulutların ardında kayboluyorsun...
Müzik yeniden başlıyor yorucu yolculuğumun ardından, nal seslerinin uzaklarda devam ettiğini biliyorum ve gözlerinde ki sevgiyi gördüğüm perinin yanımda olduğunu.......
Deniz gibi dalga dalga mavi kapının üzerinde bahar resmedilmiş renklerle dolu bir bahçede bembeyaz gelinliğinle uçuşuyorsun, çiçeklerin içinde bir çiçek...
feneri kapının yanına bırakıp beni çağıran sese doğru ilerliyorum yeniden...
"Öyle çılgın...Öyle sakin"
Efsun_i |