Ana Sayfa arrow Yolculuklar arrow Karşılaşma Yazı Boyutu: + | -

 

 

Ana Sayfa
Kanat Sesleri
Yolculuklar
Makaleler
Araştırmalar
İÇ'ten
Sonsuzluk Notaları
Yönsüz Akışlar
İlhan İrem Forum
.....:: BİRileri ::.....
İlhan İrem
Halil Cibran
Krishnamurti
Mevlana
Osho
Yunus Emre
........................
Haber ve Duyurular
Kanat Sesleri'nde
Duvar Kağıtları
Bilgi İsteği
Dinle'nce
Linkler
Arama
İletişim
Mesajlar
Gelen Kutusu

Yeni mesajınız yok.

Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yoksa,
oluşturabilirsiniz

 

 

.....
 
Karşılaşma Yazdır E-Posta
Ekleyen Özlem Çelik   
03 Nisan 2005

Sessizlik.......
Ardında savrulduğum ses ve bulutların aydınlığı kayboldu ansızın...
Uzaktan nal sesleri geliyor,
görüyorum onları dümdüz çorak bir arsada koşan beyaz atlar....
sesleri, solukları, nal sesleri duyuluyor uzaktan...
çok uzaklardan nal sesleri yükseliyor yükselip yayılıyor karanlığın içinde nal sesleri durmaksızın yayılıyor...


soğukluğunu, tedirgin tenimde hissettiğim;
duvarlarda ki çizgileri izliyorum...
haritalar iç içe girmiş onlarca harita olmalı duvarlarda...
duvara kazınmış haritalar...
bir an olsun dinmeyen nal sesleri, tüm sesleri dindiren..
içimdeki sessizliği paramparça eden ...
bir kapı daha aralanıyor belki, belki bana sesleniyor peşinden gittiğim
belki de bana sesleniyor yeniden.......
bu ses her yana dağılan, yankılanan


yaklaşmıyor yada uzaklaşmıyor koşuyorlar durmaksızın..sesleri...


duvarda asılı duran bir fenerin sıcaklığı düşüncelerimi bu yorucu gürültüden arındırıyor ansızın...


Yeşil feneri alıp asılı olduğu duvardan yanmasını izliyorum, incecik ışığı büyüyor aydınlanıyor duvarlar yavaşça...


duvarlardaki yıldız haritaları...
haritaların bittiği yerde.......


beyaz bir esinti
işte karşımdasın fenerin loş ışığından daha aydınlık...
nal sesleri diniyor yavaşça,
üzerinde bembeyaz bir gelinlikle siyah damarlı beyaz bir mermer taşın üzerinde, beni izliyorsun
öyle görkemli öyle güzelsin, bir peri olmalısın...
incecik bileklerin takılıyor gözlerime gözlerindeki şaşkınlık benim gözlerimdeki olmalı...


Boynunda ince bir zincir ve ucunda parlak bir taş
seni aydınlatan fener değil boynundan göğüslerine doğru inen bu taş parlak ve belirsiz şekliyle...
aydınlatıyor seni ve bakışlarını...


Kapının açıldığını duyuyorum yakınımda bu benim için açılan bu ardımda kalan kuşkulara kapanan...


kuşkularıma bir kez daha dönüp bakmak, bu sıyrılamadığım düşünce
kuşkuların derin uçurumlarından aşağıya bir kez daha bakmak
ve her seferinde kendi uçurumlarımdan aşağıya hızla düşmek
korku...acı...şaşkınlık...  kuşkularım..


Müzik yeniden başlıyor ve sen ellerime tohumlar bırakıp ilerliyorsun denize doğru, uçsuz bucaksız denize
gökyüzüne doğru ilerliyor, bulutların ardında kayboluyorsun...


Müzik yeniden başlıyor yorucu yolculuğumun ardından, nal seslerinin uzaklarda devam ettiğini biliyorum
ve gözlerinde ki sevgiyi gördüğüm perinin yanımda olduğunu.......


Deniz gibi dalga dalga mavi kapının üzerinde  bahar resmedilmiş
renklerle dolu bir bahçede bembeyaz gelinliğinle uçuşuyorsun,
çiçeklerin içinde bir çiçek...


feneri kapının yanına bırakıp
beni çağıran sese
doğru ilerliyorum yeniden...


"Öyle çılgın...Öyle sakin"

Efsun_i


< Önceki   Sonraki >

    Sayfa Basi
Yazıların hakları yazarlara aittir. Lütfen kendilerinden izin almadan yayınlamayınız
Ruhun özü Krizalit içinde saklı. Yıldız tozları, yeniden doğuşun işareti. Bir kelebek, reankarnasyon sancılarında ağulu yeşil çocukluk pembesi Sarı hüznü yılların düşsel uçuşlarda... Haberci Güvercin İnsan bedeninde kanatları hiiiç yok olmadan Melek şekline büründü ruh Basubadelmevt! Ruhun Yükselişi Seni Seviyorum Kelebek ömrü kadar sonsuz. Başka hayatlarda yitirip, Farklı boyutlarda bulduğumuz birileri. Ruhun Yükselişi! Seni Seviyorum