Ana Sayfa arrow İlhan İrem arrow Dediler "Ki" arrow Anektod Yazı Boyutu: + | -

 

 

Ana Sayfa
Kanat Sesleri
Yolculuklar
Makaleler
Araştırmalar
İÇ'ten
Sonsuzluk Notaları
Yönsüz Akışlar
İlhan İrem Forum
.....:: BİRileri ::.....
İlhan İrem
Halil Cibran
Krishnamurti
Mevlana
Osho
Yunus Emre
........................
Haber ve Duyurular
Kanat Sesleri'nde
Duvar Kağıtları
Bilgi İsteği
Dinle'nce
Linkler
Arama
İletişim
Mesajlar
Gelen Kutusu

Yeni mesajınız yok.

Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yoksa,
oluşturabilirsiniz

 

 

.....
 
Anektod Yazdır E-Posta
Ekleyen Özlem Süyev Zat   

Yıldızlı bir gecenin sonsuzluğunda, geldi o yıldızlardan birinden... Dünya zamanı 1 Nisan 1955...

Uludağ’ın eteklerindeki yemyeşil bir kentte aldı ilk soluklarını... Bursa...
Annesine söyledi ilk şarkılarını.... Ve onun yüreğinden tanıdı ilk kez dünyayı... Yüreğiyle büyüttü onu annesi...

O da aşık oldu...O da tümümüz gibi aşkını acıya dönüştürdü zaman zaman.... Bu dönüşümün sonu yoktu... Aşkın girdaplarında, bungunca devinirken yazdı onlarca şarkısını.... Şarkılarında aşk vardı, anlatamayış vardı, aşkını haykıramayış vardı...

“Görüyorum, duyuyorum, konuşamıyorum” derken, seslendiği sevgiliydi, ama o da sonradan anlamış olmalı; aslında seslendiği sevgilinin bizler olduğunu... gördüklerinin duyduklarının ama o an anlatamadıklarının evresel bilgiler olduklarını...

Ve delirmek üzere olduğunu hissettiği bir gece, açtı kendini evrenin sevgisine, bilgeliğine... Ve akmaya başladı bilgiler Işıktan bir sevgiyle. Delirmek bile onun için bir evrensel bir ironiydi, çünkü biliyordu, “Sanatçılar evrenin delileridir. Onlara sınır konulamaz. Engellenemezler. Çünkü onlar bugünden geleceği yaratırlar. Geleceğin dünyasında yaşarlar. Ve ancak o izdüşümsel gelecek geldiğinde anlaşılır, onlar deli değil, dahi oldukları... Deliliğin tarihinde dahilik anlatılır... Yoktan var eden dahidir... Aslında gerçek şu ki, hiçbir şeyde yoktan var olmaz... Sanatçılar evrenden alırlar tüm bilgilerini, bilgeliklerini, yaratıcılıklarını... Çünkü onlar duyulmayanı duymak, görünmeyeni görmek için gelmişlerdir bu dünyaya, görmeyen gözlere evrensel mutluluğu anlatmak için, işitmeyen kulaklara yaradanı ve o muhteşem sevgisini fısıldamak için... Ve daha kimbilir daha neleri anlatabilmek, resmedebilmek, yazabilmek için... Yüreklerinden kanat çırpıp evrene, oradan aldıklarını yine yüreklerinden sunabilmek için...

Özlem Süyev

< Önceki   Sonraki >

    Sayfa Basi
Yazıların hakları yazarlara aittir. Lütfen kendilerinden izin almadan yayınlamayınız
Ruhun özü Krizalit içinde saklı. Yıldız tozları, yeniden doğuşun işareti. Bir kelebek, reankarnasyon sancılarında ağulu yeşil çocukluk pembesi Sarı hüznü yılların düşsel uçuşlarda... Haberci Güvercin İnsan bedeninde kanatları hiiiç yok olmadan Melek şekline büründü ruh Basubadelmevt! Ruhun Yükselişi Seni Seviyorum Kelebek ömrü kadar sonsuz. Başka hayatlarda yitirip, Farklı boyutlarda bulduğumuz birileri. Ruhun Yükselişi! Seni Seviyorum