Ana Sayfa arrow İlhan İrem arrow Dediler "Ki" arrow Seni Seviyoruz Yazı Boyutu: + | -

 

 

Ana Sayfa
Kanat Sesleri
Yolculuklar
Makaleler
Araştırmalar
İÇ'ten
Sonsuzluk Notaları
Yönsüz Akışlar
İlhan İrem Forum
.....:: BİRileri ::.....
İlhan İrem
Halil Cibran
Krishnamurti
Mevlana
Osho
Yunus Emre
........................
Haber ve Duyurular
Kanat Sesleri'nde
Duvar Kağıtları
Bilgi İsteği
Dinle'nce
Linkler
Arama
İletişim
Mesajlar
Gelen Kutusu

Yeni mesajınız yok.

Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yoksa,
oluşturabilirsiniz

 

 

.....
 
Seni Seviyoruz Yazdır E-Posta

Başkalarının hayatını anlayabilmek, şüphesiz insanın kendi hayatını anlayabilmesi ile mümkün.

Hayatın güzel olmadığını söyleyebilenlere rağmen "Ne Güzel Bak Yaşamak" diyor ve anlamsızlığa karşın "Anlasana" diye direniyorsak, başkaları için de yaşıyoruz demektir.

Sonrasında zaman zaman kırılgan olabiliyor ama asla bükülmeden "Yazık oldu yarınlara" diyebiliyoruz. Umutların bütünüyle kayboluşuna, uçup gitmesine yönelik bir geri çekilme değil bu. Aksine, geçmiş zamanın geleceğe ait olduğunu bilerek, her parçasının yeterince yaşanılmadığının ifadesi ile "Yazık oldu yarınlara" diyoruz.

Zaman avcumuzda bir kelebek gibi. İnce, narin ve o ölçüde hayatı soluklayan nadide bir güzellik... Rengarenk ve her anlamda "son" baharı kanatlarında taşıyor bu kelebek. Ama özenle baktığımızda, o tarifi imkansız güzelliğin yine de bir "ilk" bahar arzusu ve gayreti ile uçtuğunu görebiliyoruz.

Mesele ne demek istediğimizle ilgili.Ağlatabilir veya ağlatılabilirsiniz. "Haydi sil gözlerini" diyebilmeyi ya da gözyaşına da ortak olmayı düşünüyor muyuz?

Kendine sorumlu olmaktan yola çıkan ve bu yol alışında toplum davranışını özgün olarak veren sanatçılar, sadece bizde değil, evrensel alanda da kayıplara uğruyor...

Hangi türde olursa olsun, sanat erişilmez bir zirvedir. Çıkıldığında ya da sanıldığında, çok daha büyük hızla düşebiliyor sanatçı. Kişisel yeteneksizlikten kaynaklanan bir sonuç da olabilir bu hedef... Yetkinsizliğin, aldatmacılığın, vurgunculuğun ve kültür sömürüsünün olduğu düzenler, doğal olarak çokluğu yansıtan yapay sanatçılar sunar... Bu karanlığın içinde az olanları, bir pırıltı olarak görürsünüz. Bu pırıltıların ışık demeti ile zamanımıza gelmesini kim önleyebilir ki?

1973'te "Birleşsin Eller" le elini kitleye uzatan İlhan İrem 1975'te bundan vazgeçmemiş ve yine "Ver Elini" demişti. Saymakla bitmeyecek albümlerinde insanı abartısız ve sadece hayat çizgileriyle gören İlhan "Seni Seviyorum" demeye devam ediyor. Çünkü hayatı ve sevgiyi tükenir bulmuyor. Bu ifadesinde sadece içinde müzik olmayan yetkin insan bütünleşmesini hemen fark ediyorsunuz. Çünkü karşınızda kitaplar yazmış, resim sergileri açmış ve besteleri ile hayat bulmuş bir insan var. "Seni Seviyorum" yaşama mistik enginliği ile bakıp müzik zenginliği ile buluşuyor. Ney, yaylı tambur ve kemençe; klavye ve gitarla birleşiyor. Duyduğumuz sadece "Yeraltından Fısıltılar" değil...

"Alaca Tüylü Kuş"la gökyüzüne uçuyor ve orada "Korku" ve "Dua" ile başbaşa kalıyorsunuz. İlhan'ı hep dinledim, hep dinleyeceğim.

Ergun Hiçyılmaz 
Takvim
2 Mart 2001


< Önceki   Sonraki >

    Sayfa Basi
Yazıların hakları yazarlara aittir. Lütfen kendilerinden izin almadan yayınlamayınız
Ruhun özü Krizalit içinde saklı. Yıldız tozları, yeniden doğuşun işareti. Bir kelebek, reankarnasyon sancılarında ağulu yeşil çocukluk pembesi Sarı hüznü yılların düşsel uçuşlarda... Haberci Güvercin İnsan bedeninde kanatları hiiiç yok olmadan Melek şekline büründü ruh Basubadelmevt! Ruhun Yükselişi Seni Seviyorum Kelebek ömrü kadar sonsuz. Başka hayatlarda yitirip, Farklı boyutlarda bulduğumuz birileri. Ruhun Yükselişi! Seni Seviyorum