Ana Sayfa arrow İlhan İrem arrow Öteden... arrow Sihirli Küre Yazı Boyutu: + | -

 

 

Ana Sayfa
Kanat Sesleri
Yolculuklar
Makaleler
Araştırmalar
İÇ'ten
Sonsuzluk Notaları
Yönsüz Akışlar
İlhan İrem Forum
.....:: BİRileri ::.....
İlhan İrem
Halil Cibran
Krishnamurti
Mevlana
Osho
Yunus Emre
........................
Haber ve Duyurular
Kanat Sesleri'nde
Duvar Kağıtları
Bilgi İsteği
Dinle'nce
Linkler
Arama
İletişim
Mesajlar
Gelen Kutusu

Yeni mesajınız yok.

Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yoksa,
oluşturabilirsiniz

 

 

.....
 
Sihirli Küre Yazdır E-Posta
Ekleyen Kanat Sesleri   

Çıt yok !
Çok uzaklardan bir kamyon sesi... Köpek ulumaları...
Gece çiçekleri iç çekti usulca...
Karanlığa karıştı rüzgar uğultularla.
Erik baharları döküldü çimenlere...
Eni konu islendi bulutlar...
Bir kapı kapandı...
Telaşsız adımlar...
Kopuk bir film yansıdı ötelere...

Kolları, bacakları ve başları yoktu.
Yuvarlanarak geldiler zarif kıvrılışlarla !
Kararmış, yosun tutmuş ağaç gövdeleri...
Üstelik cansız !
Ruhsuz.
Bildiğimiz odun yani.
Bütün ülke doğrama atölyesi...
Geppetto Ustalar didindi durdu kaç asır !
Eğreti kollar/eller tutuşturduk sarılsınlar diye.
Ayaklar...
Ki yürüsünler !
Kalıplar döktük beyhude...
Yüz verdik/yüzsüzlere !
Başları olsun... Düşünsünler.
Fırdöndü gözler... Islak dudaklar...
Görsünler...
Konuşsunlar...
Kainatların en büyük hazinesi özgürlüğü yaşasınlar doya doya !

"Ruhlarınızı da verin !"
"Buyrun. Alın"

Olmadı !
Ağaç bile değildiler...
Yağmurlu bir bahar gecesinde
İçine kapanık bir kara delikten
Nasıl olduysa bahçemize düşmüş
Bir sürü odun !

Eğlenceliydi önceleri
Yalan söylediler, burunları uzadı...
Güldük !
Sonra çatladı kabuklar...
Şekillenmeye başladı elleri, ayakları...
Dilleri çözüldü...
Teşekkürsüz... Kaba... Nobran...
Uzaklara ait bilmediğimiz bir lisan.

Yanık santigrat derecelerinde...
Atmosferde yitirdikleri kollarını, bacaklarını...
Düşüncelerini anlattılar...
Üzüldük.
Uzaysı kısa düşüş yolculuklarına ulviyetler vehmettiler !

Başka türlü bakıyorlardı...
Göremedik !

Ruhları yok !
Bir türlü gerçekleşmiyor reaksiyon...
Buluşamıyoruz bu yüzden.
Zarif dalışlar dönüşmüyor beyaz ışığa !
Öte yanına mayınlar döşenmiş sınırın.
Tanrısal sınırsızlığı tatsınlar istemiştik.
Dikenli telleriyle yırtılıyoruz !

Bütün kristaller kırıldı züccaciye dükkanında...

B İ R   T A N E S İ N İ    U N U T T U L A R...
Masum görünüşlü bir bela olarak, tohumlanıyor koridorlarda.

Bütün baharlar yolundu, çimenler ezildi !
Kimbilir nerde mavi peri...
Ruhlar kirlendi...
Terketti sonsuzluğu

Ahh ! Geppetto usta !
İyi yürekli saf ihtiyar
Hala bekliyor...
Ki, kendi gibi sevgi dolu bir insan olsun !
Çok seviyor Pinokyo'sunu...

Omuz uzaylarında uçuşan cırcır böceğiyle,
insandan daha insan yürek parçası.
Böyle bir hikayede adı geçmemeliydi hiç.
Anlatılanlar atası bile değil onun...

Bunlar Pinokyo değil ki !

Yosun tutmuş, ölü, yanık, ruhsuz...
Kamyonlar dolusu odun.

Hain gece farlarının yönergesinde izlenen...
Çatırtılı, beyhude bir yolculuk bu !

Tomrukları tutan kemerler kopacak...
Beklentiler geceye dağılacak.

İkinci hecelere vurgu yapan bihaber bıçkın
Donuk kare düşüş fotoğrafı

Davudi seslerin bihaber haykırışlarında
Tarihin tüplerine sıkılacaklar.

Figüranlar cansız koşturacak...

.........

Sonra...
Bir geminin gölgesi iniyor yeryüzüne.

Sahnede birileri var !
Ve devasa bir ziyafet masası.

Anlamsızlıkların birden buharlaştığı...
Tuhaf bir gelecek görünüyor sihirli kürede !

Işık ve sevgiyle...

İlhan İREM
28.06.2004


< Önceki

    Sayfa Basi
Yazıların hakları yazarlara aittir. Lütfen kendilerinden izin almadan yayınlamayınız
Ruhun özü Krizalit içinde saklı. Yıldız tozları, yeniden doğuşun işareti. Bir kelebek, reankarnasyon sancılarında ağulu yeşil çocukluk pembesi Sarı hüznü yılların düşsel uçuşlarda... Haberci Güvercin İnsan bedeninde kanatları hiiiç yok olmadan Melek şekline büründü ruh Basubadelmevt! Ruhun Yükselişi Seni Seviyorum Kelebek ömrü kadar sonsuz. Başka hayatlarda yitirip, Farklı boyutlarda bulduğumuz birileri. Ruhun Yükselişi! Seni Seviyorum