Ana Sayfa arrow İlhan İrem arrow Söyleşiler arrow Senfonik Rock'un Türkiye Temsilcisi ile Virgülüne Dokunmadan / İlhan İREM Yaşamla Sevişiyor Yazı Boyutu: + | -

 

 

Ana Sayfa
Kanat Sesleri
Yolculuklar
Makaleler
Araştırmalar
İÇ'ten
Sonsuzluk Notaları
Yönsüz Akışlar
İlhan İrem Forum
.....:: BİRileri ::.....
İlhan İrem
Halil Cibran
Krishnamurti
Mevlana
Osho
Yunus Emre
........................
Haber ve Duyurular
Kanat Sesleri'nde
Duvar Kağıtları
Bilgi İsteği
Dinle'nce
Linkler
Arama
İletişim
Mesajlar
Gelen Kutusu

Yeni mesajınız yok.

Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yoksa,
oluşturabilirsiniz

 

 

.....
 
Senfonik Rock'un Türkiye Temsilcisi ile Virgülüne Dokunmadan / İlhan İREM Yaşamla Sevişiyor Yazdır E-Posta

İlhan İrem 8 yıl önce 'Koridor' adında bir öykü düşledi. İREM'in bu duygusal, duyarlılık yüklüdüşü, 1994'de bir albüm haline geldi ve listelerde hızla yükselmeye başladı.İlhan, 20 yılınsonunda ulaştığı tepe olarak nitelendirdiği albümünde insanlarla sevgi koridorlarını ve ötesini paylaşıyor. Onun da belirttiği gibi, albümdeki parçaları televizyon ve radyolardan tek tek dinlerken alacağınız zevk eksik olacaktır.Bütünü oluşturan deseni görebilmeniz için, 'Koridor'un tamamını dinlemeniz gerekiyor. Tabii, bu sözümüz henüz İlhan İREM'le 'Koridor'da buluşmamış olanlara !

     Albümün oluşumunu anlatır mısın ?

'Koridor'un müzikal yapısı, benim 10 yıldan beri geliştirdiğim, Türkiye için yeni bir müzik türü;'Senfonik Rock'. Müziğimin taşıdığı hayat felsefesini albüm bütünlüğünde bir öykü ile dile getirdiğim bir anlatım şekli. 1985'de 'Koridor' adlı bir öykü düşledim. 8 yıllık bir çalışmadan sonra, 1994 yılında yayınladım.

     Neden 'Koridor' ?
     
'Koridor'; çünkü, zevkleriyle, ilişkileriyle, hayatlarıyla her geçen gün biraz daha kalınlaşan insanların arasında, doğru hayattan, doğru sevgiden, ışıklı gelecek inancından bir milim bile sapmadan yaşamaya direnmenin, hayatlarımıza getireceği, uzun, yoğun ama geçici bir karanlığı var. Kendimiz olabilmek, kendimiz kalabilmek için bizi çekiştiren hayata teslim olmadan girdiğimiz bir 'Koridor'.

     'Koridor'da yaşadığın süreçten sözeder misin ?
     
İlk 7 yıl, kurduğum öykünün şiirlerini ve bestelerini yazmakla geçti. 8. yılda stüdyoya girdiğimde önce müzisyenlerime düşlediğim müziği ve albümde oluşmasını istediğim atmosferi anlattım. 'Koridor', düşünce olarak, anlatım olarak, deneysel bir müzik. Hepsi Rock kökenli olan şarkılarda, yöresel müziğimizden esintiler, Rock ritmleri üzerinde alaturka çalgılar, ağıtlar var. Bütün bu bileşimin en ince ayrıntılarına kadar hazırlanması, şarkıların renk renk öyküyü örmesi uzun zaman aldı.Dinleyicinin televizyondan, radyodan, 'Koridor'un şarkılarını tek tek dinlerken alacağı zevk eksiktir.Albümün bütününü oluşturan deseni görebilmek için 'Koridor'un tamamını dinlemek gerek.

     Yaptığın çalışma seni tatmin etti mi ?

Bugüne kadar ürettiğim her yeni yapıt, müziğimin o güne kadar ulaştığı yrtkinliğin doruk noktası oldu. 'Koridor', 20 yılın sonunda ulaştığım bir tepe. Yarın daha yüksek bir yerlerden sesleneceğim. Çünkü, hayatımı bütün kısıtlamalardan arındırıp, düşüncemi özgür bıraktım. İnsanlarımla sevgi koridorlarını ve ötesini paylaşıyorum. 'Paylaşıyorum' sözünün altını özellikle çizmeliyim. Sevecenlerden, 'Koridor'la ilgili olağanüstü mektuplar alıyorum.

     Albümün kapağındaki 'göz'ün anlamı nedir ?

Göz; insandan hayata, insandan insana ilk koridor. Ama o resimde anlatılmak istenen; 'Üçüncü Göz' dediğimiz, bilinç ve bilgelik gözü. Yaşantımızın, sevgilerimizin gerçek anlamına o göz açıldığında varabiliyoruz.

     Koridorlar hep mutluluk ve sevgiye mi gider ?
     
Karanlık ve ışık, mutluluk, mutsuzluk, sevgi, yalnızlık, sadece bir bakış açısıdır. Bir anlık düşünce ile değişik bir kararla birbirlerine dönüşebilirler.Bu bir süreç. Karanlık ışığa varıyor. Işığın değeri bilinmediğinde, karanlığa dönüşüyor tekrar. Sonra yine ışık !

     'Türkiye'de belirli bir kültür yapısı yok' diyorsun. Neden yok ?
    
Türk insanı çağdaşlığı yanlış anladı. Çağdaşlık, televizyon kanallarından, telefon santrallerinden, otoyollardan, duygusuz 'köşe kapmaca'lardan çok insanın beyinsel gelişimiyle, beyne ve düşünceye saygısıyla ölçülür. Toplm kolay yolu seçti. 'Çağdaşlaşıyoruz' yanılgısıyla, köşeyi dönme çabasında duygusuzluklara, karanlıklara, yobazlıklara, özgürlük sandığı deformasyona kucak açtı.

     Günümüz Türk Pop Müziği hakkında ne düşünüyorsun ?

Günümüz Türk Pop Müziği, toplumun sözünü ettiğim duyarsızlığına ve kalınlığına servis veren, bilgisayar teknolojisi ile imal edilen fabrikasyon sanayi ürünü. Bazıları müziğini geliştirip kalıcı olacak belki. Ama geri kalan şarkıcı kalabalığında, kaportacılardan Arabesk kemancılarına kadar herkes gençliğin kültür zafiyetinde meşhur oldu.Bu karmaşa Türk Pop'unun geleceği açısından umut verici.Kolaycılık ve ucuzluk kendi enflasyonunda boğulacak. İnsanlar cilalı, boş ve anlamsız hayatlarını sorgulayıp, bu görgüsüzlük ve bayağılık devrini bitirecekler. Şimdilik Türk Pop Müziği 'Lale Devri'ni yaşıyor.

     İlhan İREM kendinden hoşnut mu ?

 Aynaya baktığımda gülümsüyorum ! Kendi yolumun yolcusuyum. Düşü hayata, hayatı düşe dönüştürüyorum.

     'Koridor'un serüvenini kitap olarak yayınlamayı düşünüyorsun değil mi ?
     
'Koridor'un romanı, 1994'de yayınlanacak. Müzikal anlatımın yazıya dökülüşü.

     Neden siyah giyiniyor ve siyah oje sürüyorsun ?

İçimden öyle geldi.

     Müziğin nasıl tepkiler alıyor, bu tepkiler hakkında ne düşünüyorsun ?
     
İlhan İREM ve dnleyicileri. Biz, yaşamla sevişiyoruz. Onların ve benim tatmin olamayacağım hiçbir birlikteliğe girmedik. Girmeyiz.

     İrem Bağı Sevecenler Kulübü'nden sözeder misin ?
     
Müziğimdeki farklı boyutu hisseden, hayatlarımıza girmeye yeltenen yobazlığa, kirliliğe, karanlığa, ışık ve sevgiyle karşı çıkan çok sayıda insan ve onların sevgi birlikteliği var. 'İrem Bağı', yurt içinde ve yurt dışında 1985'den bu yana çalışmalarını sürdürüyor.


Dilek GİRGİN CAN
Hey Dergisi 
19 Mayıs 1994


< Önceki   Sonraki >

    Sayfa Basi
Yazıların hakları yazarlara aittir. Lütfen kendilerinden izin almadan yayınlamayınız
Ruhun özü Krizalit içinde saklı. Yıldız tozları, yeniden doğuşun işareti. Bir kelebek, reankarnasyon sancılarında ağulu yeşil çocukluk pembesi Sarı hüznü yılların düşsel uçuşlarda... Haberci Güvercin İnsan bedeninde kanatları hiiiç yok olmadan Melek şekline büründü ruh Basubadelmevt! Ruhun Yükselişi Seni Seviyorum Kelebek ömrü kadar sonsuz. Başka hayatlarda yitirip, Farklı boyutlarda bulduğumuz birileri. Ruhun Yükselişi! Seni Seviyorum