İlhan İrem... Şarkılarıyla bizi sevginin, dostluğun ve barışın doruklarına yükselten, besteci, söz yazarı, şarkıcı, karizmatik, üreten, romantik, Türk Pop Müziği'nde yıllardır dimdik ayakta kalmayı başaran, bozulmamış sağlam bir kişiliğe sahip ender sanatçılardan biri. İlhan İrem'in şarklarında evrensel sevgi ve barış teması ağırlıklı olarak görüyoruz. İrem, uzun bir aradan sonra hayranlarının karşısına yeni albümü "Seni Seviyorum"la çıktı. İrem'in "Seni Seviyorum" albümünde Dua, Korku, Babil Kulesi, yeraltından Fısıltılar, Şalamar, Alaca Tüylü Kuş (göklerdeki babamıza), Sen Ak Bir Zambak, Pembe Yalanlar, Kıyılara Git, Alemlere İşaretim şarkıları bulunuyor. İlhan İrem2in çıkardığı single ve albümler dışında yazdığı kitapları ve kişisel resim sergileri de bulunuyor İlhan İrem'le yeni albümü "Seni Seviyorum", şarkılarındaki duygu yoğunluğu, popüler kültür, ekonomik kriz üzerine konuştuk ve sorduğumuz sorulara İlhan İrem kendi tarzıyla cevaplar verdi. Uzun yıllardan sonra "Seni Seviyorum" adlı yeni albümünüzü çıkardınız. Öncelikle sormak istediğim, müzik sektöründe bir çok sanatçı kısa zaman içinde yeni albümler çıkarıyorlar. İlhan İrem yeni albüm için neden bu kadar zaman bekledi? Yoksa bu durum İlhan İrem'i diğer sanatçılardan ayıran özelliklerinden biri mi? "Seni Seviyorum" tam zamanında oluştu. Toplumca sevgiye ihtiyacımız olan bu günlerde "Dua" ile başlayan mucize, yitirilen duyguları yeniden canlandıracak yürek büyüsü. "Seni Seviyorum" insanın kainatla, aşkla bütünleşmesi... Herşey bir anda oldu. Titreşimlerin birleşmesi inanılmaz anlatılmaz serüven. Başdöndüren bir girdabın içinde zaman/mekan/boyut öylesine karışıyor ki!. Sizce uzun bir zaman, bir kelebek için bir hayat. "Seni Seviyorum" içinse kıpkısacık bir AN. "Diğer sanatçılar" dediklerinizle ilgili söylenecekler de söylenmiş oldu böylelikle. Bilinen bir İlhan İrem tarzı var. İlhan İrem dinleyicileri şarkıları kulağıyla değil tüm hücrelerine varana dek duyumsuyor. Melodilerde çok arabesk ezgiler yok. Bu halde bu duygu yoğunluğu nasıl yakalanıyor? Sevecenler, tüm varlıklarıyla paylaşanlar kendi iç uzaylarına ulaşıyorlar. Her keresinde sırlar buluyorsanız aşk başlar. Değişik labirentlerde gezinip, detaylara aşık olursanız. Belki de unuttuğumuz bir koku olur ezgiler. Keşfetmeye çalıştıkça içinde kaybolduğumuz. "Heygidinin gece hazları" İlhan İrem'in popüler kültüre teslim olmamak için inatla direndiğini görüyoruz. İlhan İrem'in popülizmle arası nasıl? İlhan İrem ekranlarda ve medyada yok, kitlesiyle iletişimi nasıl kuruyor? Popülizm, iğreti söylenişi ve çağrıştırdıklarıyla ecişbücüş gösteren lunapark aynaları gibi. Işık ve sevgi yolunda karşılaşılmıyor. Sevecenlerle sonsuzluk notalarında uçuyoruz. Bambaşka bağlantılarımız, başka türden buluşmalarımız var. Nasıl yaşıyorsam öyle üretiyorum. Best Of'lar çıkınca şarkılarınız tv ve radyolarda daha sık çalınmaya, klipleriniz dönmeye başladı. İlhan İrem dinleyicisi olmayan insanlarda bu pupüleriteden dolayı dinlemeye başladılar. İlhan İrem dinleyicilerin çok özel duygularla dinlediği şarkıları radyolarda sık çalınıyor. Siz bu durumdan hoşnut musunuz, maddi getirisi oldu mu, ya da sizin beklentiniz var mı? "Herkes aklında kaldığınca yaşatacak bizi biliyorsun" Her bilinç farklı algılasa da kendini zorluyor, kapılar aralanıyor. Haberci güvercin değişik renkler getiriyor. Bir an duraksıyorlar kaosun içinde. "Ben kimim, nereye gidiyorum bu alemde?" diye soruyorsa hiç tahmin edemeyeceğiniz biri. Ve parçalıyorsa kozasını. En güzel ödül bu! Şarkılarınızı söylerken çok içten ve duygusal bir yoğunluk içinde söylüyorsunuz. Gerçek hayatta İlhan İrem'in iç dünyasını anlatır mısınız? Trans halinde patlamalar, ürperen duygu yoğunluğunu tekrar, tekrar, tekrar Yaşıyorum. Şarkılarınızı birer pencere olarak görürsek (gençlik, yaşlılık, sevgi) şu an kendisi hayata hangi pencereden bakıyor? "Pencerelerine resim yapıştırmış cüceler, dünya diye seyrettiğin odanda" Pencerelerin çoook ötesinde, sonun başlangıcından. "Koridor" romanını ne zaman çıkarmayı düşünüyorsunuz? Bir de Işık ve Sevgiyle adlı bir belgesel çekmeyi düşünüyordunuz. Bu proje şuan ne aşamada? İlk sözcüklerde vardı. Zaman/ mekan/ boyut... Hızla devinen sisler içinde her anın tadına vararak, tırnaklarımla yırtarak, ruhumda sancılar, çığlık çığlığa yosunlu yalnızlıklarda üretiyorum. Zaman yok! Işık ve sevgiyle felsefesini şarkılarına da yansıtıyor. İlhan İremin özünde "Evrensel Sevgi Planeti" çıkıyor mu? "Evrensel Sevgi Planeti" ile ilgili açıklamaları yakında yapacağım. Son olarak ülkemizde son günlerde yaşanan ekonomik krize ve İlhan İrem'in siyasete bakışı nedir? "Onların dillerini karıştırın birbirlerini anlamasınlar diye" kalınlık ve bencillik salgın hastalık gibi kasıp kavururken yukarıdan bakabilselerdi kendilerine... Şenel Özdemir Nokta / 11 - 17 Mayıs 2001 {moscomment} |