Ana Sayfa arrow İlhan İrem arrow Söyleşiler arrow İlhan İrem'le 30 Yıl Yazı Boyutu: + | -

 

 

Ana Sayfa
Kanat Sesleri
Yolculuklar
Makaleler
Araştırmalar
İÇ'ten
Sonsuzluk Notaları
Yönsüz Akışlar
İlhan İrem Forum
.....:: BİRileri ::.....
İlhan İrem
Halil Cibran
Krishnamurti
Mevlana
Osho
Yunus Emre
........................
Haber ve Duyurular
Kanat Sesleri'nde
Duvar Kağıtları
Bilgi İsteği
Dinle'nce
Linkler
Arama
İletişim
Mesajlar
Gelen Kutusu

Yeni mesajınız yok.

Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yoksa,
oluşturabilirsiniz

 

 

.....
 
İlhan İrem'le 30 Yıl Yazdır E-Posta
Ekleyen Kanat Sesleri   

"Işık ve Sevgiyle 30 Yıl"  İlhan İrem'in  son albümünün ismi. "Bambaşka bir dinleyici kitlesiyle, müziğin de  ötesinde hissedişler,  paylaşımlar yaşıyoruz" diyen  İrem,  politikadan uzak durmasını ise, "Bir olguya uzak ya da  yakın olmak için önce  ona inanmak gerek" diye açıklıyor.

Bir kuşak sizinle büyüdü, şimdi o kuşak nerede, sizinle bağını ne kadar koruyor?

Otuz yıldır yazdığım ve tamamına yakını yayında olan üçyüz şarkının bütünsellik içeren bir yapısı var. 1973 Yılındaki "Birleşsin Bütün Eller"le başlayan yolculuk, çok boyutlu bakışlarla açıklanabilecek bir yayılış oluşturdu.

İlk yıllardaki aşk şarkıları yerçekiminden uzaklaştıkça başkalaşıma uğradı.
Özellikle seksen sonrasının manzaralarında, etkiye tepki olarak, iç uzaylarıma doğru mistik bir açılışın ardından evrensel yapıya dönüştü.
Dönüşürken değişmedim. Yaşandıkça edinilen yetkinlikler, bozulmayan bir yolculuğun virajlarındaki kazanımlar, güzellikler oldu.

İçinden çıkılamaz gibi görünen karanlık çağlardan ışığa doğru bir bakış... Alternatif çıkış çağrılarıyla, alabildiğince özgür ve sonsuz bir müzik evreni oluştu. 
Bambaşka bir dinleyici kitlesiyle, müziğin de ötesinde hissedişler, paylaşımlar yaşıyoruz.

En eski dinleyicilerimden, onların çocuklarından coşkulu mektuplar geliyor...
Pencereler açtık, köprülerden, koridorlardan ötelere geçtik !
Daralan hayatların loşluğundan sessizce havalanan bir yolculuk.
Cennet bahçelerini görüntüleyen şarkılar, oraya nasıl varılacağını da anlatıyor...

Uzunca bir süredir insanlardan sadece müziğinizle yetinmelerini istiyorsunuz, bu görünmeme isteğinin nedeni ne?

1980 Yılında yirmibeş yaşındaydım ve yedi yıldır, hepsi listebaşı olan şarkılar, ödüller, altın plaklarla, popüler gündemin en parlak yıldızıydım.
Yedi yıl sürecek, yüzelli dakikalık "Pencere... Köprü... Ve Ötesi..." Senfonik Rock üçlemesini yazmaya başladığım o günlerde bir karar arifesindeydim.
Varoluş sancılarında, metafiziksel gezinmelerle kıpırdanan... Sonrasında müziğimi ve hayatımı bambaşka boyutlara taşıyan olağanüstü bir serüven başladı.
Şiirler, besteler, kitaplar, resimler...
Ruhun aydınlanmasında göksel buluşmalar...

Aynanın öteki yüzüne çekilip, anlatımlarımı yansıtmaya karar verdim.
30 yıl bir insana, bir olaya, bir yaşanmışlığa tarih demek için yeterli bir zaman dilimi. Sizin için bu tarihin ilk cümlesi nasıl kurulmalı?
"Işık ve sevgiyle"

Işık ve Sevgiyle... Bu cümledeki ısrarınızdan yorulmadınız mı?

Dünya karanlık ve nefretten vazgeçti mi ?
Bilim Kurgu filmlerindeki felaket senaryoları tek tek gerçek oluyor.
Yapay seralarla, oksijen fanusları altında karanlık bir dünya kalacak geriye..
Derebeylik çağlarına geri dönüldü.
Emperyalistler, görülmedik bir haksızlık ve sahtekarlık tarihi yazıyorlar.
Tek tanrıları para ! Hiçbir korkuları, zerre kadar merhametleri yok !
Çokuluslu şirketlerin güdümünde, küreselleşme ( ! ) adına ulusal sınırları hiçleyip ülkeleri parçalıyor, işgal ediyor, insanları, çocukları katlediyorlar.

Bütün coğrafyalardaki hesaplar açık açık dile getirildiği halde, madenleri, toprakları, hürriyetleri de satılığa çıkarılan insanlık, hiçbir zaman bu kadar yüz kızartıcı teslimiyet, sessizlik ve aymazlıkla suç ortaklığı içinde olmamıştı.
Gökyüzü deliniyor, buzullar eriyor... Tarımı ve geleceği yokedecek çağın felaketi olarak, genetik yapısı değiştirilmiş organizmalardan sözediliyor !

Öyle bir katastrof yaşanıyor ki; "Işık ve sevgiyle" tabii...
Bir dua gibi; "Işık ve sevgiyle"
Belki de sadece bir cümle değildir !
Terennümünde gizil bir enerji vardır... Birbirine karışan fısıltılar reaksiyona geçer !!!
Yeniden görünmeme konusuna dönmek istiyorum, bu bir korunma mı?
Şarkılarım ve dinleyicilerim çok ayrıcalıklı bir atmosferde kendi cumhuriyetlerini ilan ettiler.

Kapanış değil... Duvarlar yok. Hissettiklerini yaşadıkları yüzölçümünün, daha özgür, daha kalabalık ve sınırsız olması için çabalıyorlar.

Sizin müziğinizle çekildiğiniz yere "içerisi" dersek, dışarıyı ne kadar izleyebildiniz, bu çekilme, yeni dinleyicileriniz, ya da potansiyel dinleyicileriniz arasında bir uzaklık yaratmadı mı?

Görece bir sessizlik bu...
Onbeş yıldır, her sene yayınladığım albümlerle buluşan, birbiriyle haberleşen insanlar... Anadolunun en uzak köylerinden, hapishanelerden mektuplar alıyorum. Oralarda kurulan kütüphaneleri, bir şarkıyla yaşadıkları miladı anlatıyorlar. Sulandırılmış hiçbir tanıtım desteği olmaksızın büyüyen kalabalık bir sevgi ağı...

Bütün bunlara karşın sırça saraylarda değilim.
Köhnemiş sistemlerin, oluşumların, düzenlerin hiçbirine yakınlığım ve inancım yok !
Cehennemden cennete doğru, anlatımlarım ve eylemlerimle yollar çiziyorum.
Üretimlerimi yansıttığım yerden, sizin kastettiğiniz dışarısı kılcal damarlarına kadar görünüyor.
Aydınlık ve karanlık notalar !
Herşey bir bütün... Bu muazzam desende sigara yanıkları gibi karaltılar...

Dışarıda... Sizin baktığınız yerden "dışarıda" ne var?

Dışarıdan içeriye bakıyorum !
Sisler içinde anlamsız görüntüler...
Çok uzun yıllardır, yetinmelerin kabullenmişliğinde küme düşmüş bir ülke.
Elli yılı aşkın "Karşı Devrim" sürecinde Türkiye, 1980 ve özellikle 1983 yılından başlayarak, bozulma, yozlaşma, çürüme döneminde. Bugün yaşanılan sorunlar, en başta, özgürlüğün deformasyonla, demokrasinin hainlik ve satışlarla karıştırılmasından.

Ulvi değerlerin yerini sahte mağduriyetlerin ekran hikayeleri almış.
Sayısız sebeplerden, "dur" diyebilecek toplumsal refleks yerle bir edilmiş.
Kaba ve nobran birilerinin ellerinde, her damardan sömürülere açık, kayıp bir kara parçası...

30 yıla yaydığınız aşk şarkılarınızı bir albümde toplama nedeniniz ne?

"Işık ve Sevgiyle 30 Yıl" aynı anda geçmişe ve geleceğe açılan son kapı.
Albümde yer alan "Kuklacı Amca", "Gözünü Seveyim", "Şalamar" gibi şarkılar, bilinen manadaki aşkın ötesinde...

Siz, Bülent Ortaçgil, Fikret Kızılok... Kendi şarkıları ve kendi dinleyicileriyle özel bir harita yarattınız... Bu harita dışında kalan müziği nasıl tanımlıyorsunuz?

Gece uçurumları ve ışıklar !
Ruhsal derinlik ve arınmışlıklarla şifrelenen veya çözülen, zamansız, mekansız anlatımlar.
Kainatı, hayatı algılayış biçemleri sunan düşünsel örgüler...
Sanatın her dalındaki bir avuç sanatçının üretimleri çöllerde birer vaha !
Ötekiler, gözalıcı bir sunumun vitrininde, lezzetsiz, hormonlu, paket servisler.

Albüm kapağınızda son söz "Herşey şimdi başlıyor"... Binlerce yıllık uygarlığın içinde şimdi başlayan ne? Bu sizin için mi, evrenin tümü için mi bir başlangıç?

"İsrafil sur'a üfledi
 O ilahi ses !
 Ve gözleri kamaştıran Nur !
 Kum yığınları titredi.
 Kristal Kanatlı Efsane Kuş
 Çığlıklarla doğdu küllerin arasından
 HERŞEY ŞİMDİ BAŞLIYOR."

Politikadan hep uzak durdunuz, politik saflar eskisi kadar sert ve keskin değil, ve muhalefet de küreselleşiyor... şimdi yeni bir söz söylenebilir mi, sizce?

Bir olguya uzak veya yakın olmak için, önce onun varlığına, anlamına inanmak gerek.
Sonsuz Kainatta, Karadeliklerin arasında, makro ve Mikroevrenlerde, sayısız galaksilerin ortasında, bir zerrenin üstünde umarsızca koşuşturan insanlar !
Hayatın anlamını, varoluş nedenini çözememiş insanoğlu için, dünyevi beyhude çabalar.

Kendi iç ve dış uzaylarını keşfedememişse; Benliğiyle barışık değilse insan, güzelliklerin uzlaşmaz düşmanıdır... Bir yokedicidir. En büyük acı da budur.
Işık ve sevgiyle...


Berat Günçıkan
Cumhuriyet / Pazar Dergi
20.Haziran.2004


< Önceki   Sonraki >

    Sayfa Basi
Yazıların hakları yazarlara aittir. Lütfen kendilerinden izin almadan yayınlamayınız
Ruhun özü Krizalit içinde saklı. Yıldız tozları, yeniden doğuşun işareti. Bir kelebek, reankarnasyon sancılarında ağulu yeşil çocukluk pembesi Sarı hüznü yılların düşsel uçuşlarda... Haberci Güvercin İnsan bedeninde kanatları hiiiç yok olmadan Melek şekline büründü ruh Basubadelmevt! Ruhun Yükselişi Seni Seviyorum Kelebek ömrü kadar sonsuz. Başka hayatlarda yitirip, Farklı boyutlarda bulduğumuz birileri. Ruhun Yükselişi! Seni Seviyorum