Ana Sayfa arrow İlhan İrem arrow Söyleşiler arrow E=MC2 Yazı Boyutu: + | -

 

 

Ana Sayfa
Kanat Sesleri
Yolculuklar
Makaleler
Araştırmalar
İÇ'ten
Sonsuzluk Notaları
Yönsüz Akışlar
İlhan İrem Forum
.....:: BİRileri ::.....
İlhan İrem
Halil Cibran
Krishnamurti
Mevlana
Osho
Yunus Emre
........................
Haber ve Duyurular
Kanat Sesleri'nde
Duvar Kağıtları
Bilgi İsteği
Dinle'nce
Linkler
Arama
İletişim
Mesajlar
Gelen Kutusu

Yeni mesajınız yok.

Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yoksa,
oluşturabilirsiniz

 

 

.....
 
E=MC2 Yazdır E-Posta

Yeşil'in alternatifi nedir ?


Çağımızın dünyasında bugün için Yeşil'in ve yeşil olmanın alternatifi yoktur. Tüm dünyada doğa yıkımı o boyutlara geldi ki yeşil olmak, bu karaltılardan sıyrılmayı istemek, insan olmakla eş anlamlı bence. Yeşil'in alternatifi siyahtır... Siyah, yani ölüm... Bugün dünyamızı, çevremizi kurtarmayı başarabilirsek, gelecekte Yeşil'in alternatifi sevginin rengi olacaktır, sevginin o alacalı eşsiz rengi. Bugün nasıl olduysa dünyadaki çok büyük bir çoğunluk sevginin renginden mahrum... Çevreye, insanlara, haklara ve özgürlüklere bu yüzden duyarsızız.

Yani Yeşil, sevginin rengi mi demek istiyorsunuz ?

Sevginin sonsuz renkleri vardır. Bu renkleri doğal bir armoni içinde taşımaktayız. Bu armoni bütünlüğü bozulmamalı. Yeşil de sevginin renklerinden birisidir. Ve doğaya yeşille simgelenmiş. Doğayı tüketmekle hayatımızı üzerine kurduğumuz en önemli rengi kazımaktayız geleceğimizden.


Ne yapmalı, ne yapıyorsunuz ?

Önce artık başka bir çağda yaşadığımızı anlamalıyız. Bu çağın getirdikleri var, götürdükleri var. Bu yeni çağ artık eski kof ilişkilerimizin, kalıplaşmış geleneklerimizin, sevgisizliğimizin, askerciliklerin bitmesini istiyor ve biz geleceğin sesine kulak vermediğimiz için bütün bunları bitirmek yerine, doğayı ve birbirimizi tüketiyoruz. Yaşadığımız çevreye ve kendimize saygımız olmadığı için, kazandığımız gündelik başarıların yanı sıra geleceğimizin yaşamını bugünden yitirdiğimizin farkında değiliz. Bugün ülkemizdeki Yeşiller Partisi'nin yaptığı gibi, konuyu belli bir boyuttan alıp ileriye götürmeye olanak yoktur. Çünkü artık önemini yitiren şu veya bu sebepten, toplumda bir yozlaşma kaygısı vardır. Acilen herşeye sıfırdan, alfabenin ilk harfinden başlamamız gerekmektedir.


Nedir o ilk harf ?

Bence öğreneceğimiz ilk şey sokaklara sigara atmamak, işememek, sıçmamaktır. Duvar kenarına kakasını yapan toplumlara doğanın dengesini, dünyanın geleceğini, insanlığımızı ve çevremizi korumanın sorumluluğunu anlatmak zordur. İnsan olmanın sorumluluğunu hissedemiyorsak ve hisseden bir avuç insana hala aykırı gözüyle bakıyorsak, gidilecek çok yol var demektir.


Peki bu dünyanın bu uzun yolculuğunda yaşam sorumluluğunu ilk hisseden kişiler yeşiller mi sizce ?

Kesinlikle hayır. Geleceğin mutlu ya da daha mutsuz dünyasının onurla hatırlayacağı bir 68 kuşağı var. Onlar bence tehlikeyi ilk hissedenlerdi. Ama nedense 68'lerin onca kavgasının bende bıraktığı tortu, onların pasifist olduğudur. Kanımca bu soyut ve ince tepkiyi zamanından önce sahnelediler. Savaş oyunları ile vakit geçiren tosuncukların çiçek çocukların naif zarif felsefesini anlamaya ne beyinleri ne zamanları vardı. Yine de 68 kuşağı dünyanın gidişatına ilk onurlu uyarı levhasını koydu. Yeşil düşünce ise birbirine taban tabana zıt, birçok kutbun aynı sorunları yaşamaya başladıkları noktada buluşturucu olarak patlak verdi. Çoğunlukla ve sevecenlikle destek görmesinin sebebi budur. Görüntüsü ve tandansı ne olursa olsun, gerçek anlamda 'İnsanım' diyen herkes Yeşil'dir. Çünkü doğa avucumuzun içinden yok olup giderken, sağcı, solcu, ilerici, muhafazakar, liberal, sosyal demokrat, faşist ya da komünist ayrımı yapmıyor.


Yeşiller Partisi'nin politik yelpazede yeri nedir ?

Yeşil düşünce bütün düşünceleri kapsayan bir çatı olmalıdır. Zaten sorun da burada başlıyor. Bütün politikaların tükendiğini kabul edip, yeni bir insan ve onun geleceğini düşünmek devrimci bir yaklaşımdır. Birgün klişeleşmiş ilişkilerden ve gelenek haline getirilmiş idare tarzlarının musluklarından külerini dolduran tutucular bu nedenle yeşil düşünceyi kolay kolay kabullenmek istemezler. Ama onların da atladığı şudur ki, (Yeşiller Partisi içinde de bu hataya düşenler var) yeşillerin amaçladığı politik bir gelecek değil, insanların evrensel geleceğidir. Politika insanlara birşeyler anlatabilmek için yalnızca araç olarak kullanılmalıdır. Çünkü dünyada ve özellikle Türkiye'de insanlar malesef bilim adamlarını ve sanatçıları değil, politikacıları dinliyorlar. Oysa politikacıların tükenmesi gibi, politikacılık mesleği de bitmiştir. Dünyanın geleceğinde kültürle, felsefe ile bütünleşmiş geçmişe, bugüne ve geleceğe göndermeler yapan İnsanatçılar söz sahibi olacaktır.


Öyleyse Yeşiller Partisi'ni ulaşılacak son nokta olarak görmüyor musunuz ?

Hayır, Yeşil düşünce kanayan yaraya ilk müdahaleyi yapmaya çalışan acil servistir. Hastayı yaşatabilirsek evrensel sevgi çağı başlayacaktır.


Bütün anlattıklarınızın gerçekleşmesi için zamanlama yapılabilir mi ?

Bütün bunlar için verebileceğim zaman, E=MC2'dir. Çünkü güzel gelecek, iyiye doğru yürüyüşümüzün hızı ile bağlantılı görece bir kavramdır. Bugün bir avuç insan umutlarını yitirmeden, kabeye yürüyen karıncalar misali ilerliyor. Böylesi çamur bir ortamda şahsen benim ve benim gibiler için umutların yitirilmemesi neredeyse ilahi bir destektir. Çünkü dediğim gibi, daha sokaklara işeniyor, uzun saçlı bir adam veya bir genç kız gece vakti tek başına bir semtten bir semte gitmeye korkuyor, insanlara işkence yapılıyor, kitaplar yakılıyor, sanattan, sanatçıdan, bilimden, düşünceden korkuluyor, insan hak ve özgürlükleri ihlal ediliyor, sömürgecilik, ırkçılık, emperyalizm hortlatılıyor. Bütün bunlara karşın ben umutluyum, çünkü çağların deli akışı tüm bu oluşumları öğüterek ilerleyecek. Ve en önemlisi 80'lerin gençliği kötülükleri düşünerek değil, yaşayarak öğrendi. Bence sizler de herşeye rağmen çevrenizdeki yozlaşmaya çöküşe bakarak umutlarınızı yitirmeyin, az bekleyin çok yakında 80 kuşağının boş dediğiniz gençliği sesini yükseltmeye başlayacak...

İsmail Uçkan 
Yeşil Dünya Dergisi 
Aralık 1989  


< Önceki   Sonraki >

    Sayfa Basi
Yazıların hakları yazarlara aittir. Lütfen kendilerinden izin almadan yayınlamayınız
Ruhun özü Krizalit içinde saklı. Yıldız tozları, yeniden doğuşun işareti. Bir kelebek, reankarnasyon sancılarında ağulu yeşil çocukluk pembesi Sarı hüznü yılların düşsel uçuşlarda... Haberci Güvercin İnsan bedeninde kanatları hiiiç yok olmadan Melek şekline büründü ruh Basubadelmevt! Ruhun Yükselişi Seni Seviyorum Kelebek ömrü kadar sonsuz. Başka hayatlarda yitirip, Farklı boyutlarda bulduğumuz birileri. Ruhun Yükselişi! Seni Seviyorum