Ana Sayfa arrow Yolculuklar arrow Yolculuklar arrow yol cu luk... Yazı Boyutu: + | -

 

 

Ana Sayfa
Kanat Sesleri
Yolculuklar
Makaleler
Araştırmalar
İÇ'ten
Sonsuzluk Notaları
Yönsüz Akışlar
İlhan İrem Forum
.....:: BİRileri ::.....
İlhan İrem
Halil Cibran
Krishnamurti
Mevlana
Osho
Yunus Emre
........................
Haber ve Duyurular
Kanat Sesleri'nde
Duvar Kağıtları
Bilgi İsteği
Dinle'nce
Linkler
Arama
İletişim
Mesajlar
Gelen Kutusu

Yeni mesajınız yok.

Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yoksa,
oluşturabilirsiniz

 

 

.....
 
yol cu luk... Yazdır E-Posta
Ekleyen Özlem Çelik   
03 Nisan 2005

Kıyamet habercisi bir meleğin ismini taşıyor gölgesi;
küçük bir çocuk
gözlerinde korkunun izleri yok oysa...


ilerlediğim patikanın üzerine vuran dalgaların izleri kalmadı
kayaların üzerinde...
kapılar açıldı önümde parlak taşlarla süslenmiş ihtişamlı,
çamura bulanmış ürkütücü kapılar,
ardarda
birini aralarken diğerinin ışıklar süzülüyor dökülen gövdesinden...
kapıları aralıyorum ardarda yüzler ve sesler yükseliyor
aydınlıklarından,
karanlıklarından...

boğazımda bileklerimde beni tutan zincirler gösteriyor bazı aynalar
her yanımda aynalar, gözlerim morarmış yaşlanmış gözlerim kayboluyor,
ve dudaklarım kıpırdamıyor çığlıklarımı saklıyorlar aynalar
yanlızca zincirler
gülümseyen bir palyaco yüzüm
aynalar
kırılıyorlar oysa,
rüzgara ve denize karışıyor parçaları, tozları kayboluyor...

görüntülerinin kaldığı belleğim siliniyor...
onlarla kayboluyor birisi kaçıyor içimden çığlıklarıyla...

ve sesleri uzaklaşıyor artık melodiler geliyor uzaklardan
dalga sesleri geliyor, çığlıklar diniyor
bazen ansızın en karanlıklarda bir çığlık denizin içinden gelen!
şimdi hep akşam üstü yolum acımasız karanlıklardan uzak...

bir izin peşindeyim biliyorum izlediğim biri var önümde
durmaksızın değişen renklerini
pelerinin esintilerini hissediyorum tenimde
dokunuşlarını
ürkerek ve inatla peşinde savruluyorum

bir kapı aralanıyor
toprağın altında ağlayan yüzler
her birini tanıyorum
bakışlarını
seslerini tanıyorum
yabancı yüzlerin her birini tanıyorum
üzerlerine basıp geçemeyecek kadar tanıyorum her birini
bir sonraki kapı aralanıyor uzakta
uzaklık kavramını yitiriyor
aralanan kapıdan gelen esinti gittikçe azalıyor
bu en deli sevişmelerimizden daha şehvetli dokunuş
göğsünde duyduğum huzurun dinginliğinden daha durgun
bir adım yalnızca bir adım o en tanıdık yabancının üzerinden geçmek
için tek bir adım.......
kin var her birinin gözlerinde
bulanık bir su birikintisi kaplarken üzerlerini nefretli bakışları
dinmiyor
bir an bile ayrılmıyor bakışları yüzümden...
bu bulanık su tüm yüzeyi kaplayacak birazdan
bakışları bulanacak kaybolmayacak
oysa bir an yok olsalar ?
eşiğin üzerine ulaşıyor suyun boyu,
çıplak ayaklarıma ilk kez bakıyorum tüm o yollardan sonra
ılık suyun bunaltıcı ağılığını hissediyorum
suda kaybolmuş olmalı yüzleri....

içimde o titrek ses yine;
"cesur muyum suya eğilip bakabilecek kadar cesur muyum?"
diğer kapıyı kapatacak oysa bu su
"geçemeyecek ve o yüzlerden biri olacaksın" diyor bir başka ses...
bir an içimde çırpınıyor esintinin sunduğu aşk
başka bir yerde açmak üzere kapıyorum gözlerimi
su ısınıyor ardından parmaklarımın içinde gezinen karanlıklar bu
bulanık su

suya eğiliyorum saçlarım
saçlarımda çiçekler var mor ve turuncu çiçekler
ellerimdeki çamurlara üzerime bulaşan bakışlara bulanık suya
aldırmadan renklerini sunuyorlar...
uzanıp alıyorum bir tanesini saçlarımın arasından elimde olduğunu
hissettiren yalnızca rengi
suyun derinlerinde gözlerini görüyorum yeniden elimde ki çiçeği
uzatıyorum nefretin şaşkınlığa ve şaşkınlığın yok oluşa dönüştüğünü
izliyorum ardarda...
gözlerimi kapatıyorum tüm yüzlerle birlikte ve diğer kapının
eşiğindeyim şimdi...

aralanan kapıdan içeri girerken ardımda ninliler duyuyorum ve tüm
yüzleri kapalı gözleriyle anımsıyorum şimdi..

Soğuk bir yer burası,
karın keskin soluğu sarıyor her yanımı küçük kesikler
karın aydınlığından uzak akşam üstüne doğru bir yağmurun bulutları
her yanımda
bir başka kapı daha olmalı tüm yollarboyunca kapılar kapılar bir
başka kapı olmalı...

bu ses
tek bir nota
sonra bir diğeri
bir müzik başlıyor uzakta.......

Efsun_i

< Önceki   Sonraki >

    Sayfa Basi
Yazıların hakları yazarlara aittir. Lütfen kendilerinden izin almadan yayınlamayınız
Ruhun özü Krizalit içinde saklı. Yıldız tozları, yeniden doğuşun işareti. Bir kelebek, reankarnasyon sancılarında ağulu yeşil çocukluk pembesi Sarı hüznü yılların düşsel uçuşlarda... Haberci Güvercin İnsan bedeninde kanatları hiiiç yok olmadan Melek şekline büründü ruh Basubadelmevt! Ruhun Yükselişi Seni Seviyorum Kelebek ömrü kadar sonsuz. Başka hayatlarda yitirip, Farklı boyutlarda bulduğumuz birileri. Ruhun Yükselişi! Seni Seviyorum