Sözü El Mitra aldı: Sevgi'den söz et bizlere.
El Mustafa başını kaldırıp çevresindekilere baktı. Bir sessizlik kapladı alanı. Sonra yüce bir sesle konuşmaya başladı.
Sarp ve kayalıklıdır sevginin yolları.
Ama içinize ateş düştü mü, izlemekten geri durmayın.
Sizi kanatlarının arasına alıp saklamak isterse, karşı koyun,
Çünkü bilin ki, bir an gelir, o kanatların arasından bir kılıçtır çekilir ve vurur inletir sizi.
Gerçi sözleri düşlerinizi darmadağın edebilir, tıpkı kuzey rüzgarının bahçeleri darmadağın ettiği gibi.
Ama sizinle konuştuğu zamanlarda, yine de ona inanmamazlık etmeyin.
Çünkü başınıza tacı oturtacak olan da, sizi çarmıha gerecek olan da sevgidir. Serpilip gelişmenizi isteyen de o, budanıp kalmanızı isteyen de o'dur.
Bir yandan yükseltinize erişip, güneşe uzanan en ince dallarınıza bile sarılıyorken,
Bir anda gerisin geri dönüp köklerinize dek inerek sizin yeryüzünde ayakta durabilmenizi sağlayan bağlarınızı da sarsabilir.
Tıpkı püsküllerin mısırı sarışları gibi, sevgi de sizi kendisine sarar.
Soyunmanız ve önünde çıplak kalmanız için sizi zorlar.
Soyunuk kalıncaya dek üsteler de üsteler.
Bembeyaz kesinceye dek evirir, çevirir, acı verir canınıza.
Boyun eğdirinceye dek ezer, yoğurur sizi.
Sonra da, Tanrı'nın kutsal sofrasına ulaştıracak bir somun olabilmeniz için kutsal alevlerinin arasına alır, kavurur sizi.
Sevgi tüm bunları başarır, yeter ki siz kalbinizin sırlarını oğrenin ve bu yolla Hayat'ın yüreğinden bir parça olun.
Ama diyelim ki, korkulara kapılmışsınız da sevgiden salt bir huzur ve zevk bekliyorsunuz,
O
zaman bir an önce çıplaklığınızı örtün ve sevginin zorlu - düzeninden
uzaklaşıp, mevsimleri olmayan bir dünyaya sığının daha iyidir derim.
Çünkü ancak orada güler ve ağlayabilirsiniz, ama be gülüşünüz tam olur, ne de ağlarken tüm gözyaşlarınız dökülür.
Karşısındakine kendinden başka hiçbir şey vermez Sevgi, ve kendinden başka hiçbir şeyi de geri almaz.
Ne kendi dışındaki şeylere sahiptir, ne de kendisine sahip olunabilir;
Çünkü sevgi kendi kendini bütünler ve kendi kendine yeterlidir.
Sevgi gelip sizi bulmuşsa, "Tanrı'yı yüreğimde taşıyorum" demektense, "Tanrı'nın yüreğine eriştim" deyin.
Ve hiçbir zaman sevgiye yön verebileceğinizi düşünmeyin, çünkü Sevgi eğer sizi o değerde bulmuşsa, kendi yönünü kendi çizecektir.
Sevginin kendini mutlu kılmaktan öte hiçbir arzusu yoktur.
Ama eğer sevgiye kapılmışsanız ve tutkularınız olsun istiyorsanız şunları kendinize seçin derim;
Tutkunuz, sevginin içinde erimek olsun. Tıpkı geceye şarkılar söyleyen bir akarsu gibi akıp gidin.
Tutkunuz, aşırı duygusal davranışların getireceği acıları tanımak olsun.
Tutkunuz, kendi Sevgi anlayışınızla kendinizi vurmak olsun,
Varsın istekle ve coşkuyla aksın kanınız.
Tutkunuz, kanatlanmış bir yürekle sabaha gözlerinizi açıp sevgi dolu bir güne başlayabiliyor oluşa teşekkür etmek olsun;
Tutkunuz, gün öğleye eriştiğinde oturup sevginin heyecanını düşünmek olsun;
Tutkunuz, gün akşama erdiğinde evinize minnet dolu bir yürekle dönebilmek olsun;
Ve yüreğinize gömdüğünüz sevgili için iyi birşeyler dileyip yatın; dudaklarınızda onu yücelten bir şarkı olsun.