 |
|
|
|
Mesajlar |
 |
Gelen Kutusu |
|
Yeni mesajınız yok.
| |
|
|
| |

 |
|
 |
 |
 Öteye doğru yolculuklar... bizden sonsuza yansıyanlar... yüreklerimizden akan coşkun-dingin ışıltılı sular, birleşsin diye, evrenle…
"Sevgi kıpırtılı dokunuşlar... Bireysel sancılardan öte... Geleceğe dair hissedişler !.."
İlk damla ve coşkun çağlayanlar… Derinlerinden yansıyan renklerin ve evrenin ışığıyla aydınlanan nehirler.. Sonsuz kaynağından sonsuzluğa doğru akan! Coşkun… dingin… sonsuz… Beklemeksizin anlaşılmayı...
|
|
03 Nisan 2005 |
Kelebekler uçuşurken huzur bahçelerinde rengarenk giyisileriyle, Kelebek ömrünü harcarken çiçekten yataklarında... Hesap soruyordu eli kamçılı maskeli gardiyanlar... Çok geçmeden görünmüştü yüzleri: şaşkınlık ve gözlerini kaçırışları ışığın renginden... Hazindi sonları, acınacak kadar küçülmüştü kalpleri. Veda edişleri bile sahteydi. Gelmedikleri için gidemediler de...
Burası BURSA hava karardı ve ışıklar sönmeyecek sabah olana kadar |
|
|
03 Nisan 2005 |
Sahte dinleyiciler kulak kabarttı semaya yükselen seslere, Duydukları titreşimler başka yerlerinden haz verdi, göremediler gerçekleri. Şarkılar söylendi farklı tonlardan, karanlık düşlerinden uyandılar çığlıklar içinde. Yüzleri isli, yürekleri kinli ve sigara tiryakisi ciğerleri görünmüyordu hiçbir tıbbi cihazda. Sahiplendiler herşeyi, kirletmek için sahip oldukları herşey gibi. |
|
|
03 Nisan 2005 |
Bir başka dünyadır beni bekleyen, Derine indikçe yükselen bedenimdir. Çıplak ayaklı karıncalar gezerken kurumuş gözlerimde, Yuttuğun deniz sularından getir bana, gözlerinden aksın damla damla...
14.03.2005 |
|
|
03 Nisan 2005 |
Boşluğa bırakılmış hayallerin kayalıklarda parçalanması oldu, onlar için yenilikler... Ben planörümle süzüldüm, kanat sesleri kulaklarımda. Yosunların yeşilliği gözlerinden aktı, martılar kanat açtı hayal maviliğine. Uzaktan bir tekne geçiyordu, fileli eteklerine takılmış pullarla. Bir korsan gemisi şarap taşıyordu, fıçılardan kan aktı. Sonra Columbus yelkenlerini doldurdu nefesinle. BİRileri ışık ve sevgiyle söylüyordu "gemiler döner geriye..."
Burası BURSA hava benden yana, gömleğimden bir düğme daha açtım.
16.02.2005 |
|
|
03 Nisan 2005 |
Savaşmaktan zevk alan fetiş komutanlar kristal bardaktan içerlerken kan kırmızı şaraplarını... "ŞEREFE Herr HITLER" Dünya sevgiye susuz kalmış üçüncü günü çişini içiyordu çaresizlikten. NASA'nın uyduları dikizlerken homoseksüel ilişkileri birileri 10 dan geriye doğru sayıyordu yılbaşı gecesi 3-2-1 hoşgeldin 2005... Aşk geceleri geçiyordu altyazılardan...Ve ilk yapmayı öğrenince kurdele takılıyordu törenle... Önünü göremeden neler görmek istedi birileri hem de körkuyularda... Sırılsıklam oldu saçları sevgilinin asit yağmurlarında sonra sigara kokan ağzıyla yapıştı bir orgazmlık arkadaşının mosmor dudaklarına...
Gecenin içinde üç farklı ses birbirine karıştı; polis, itfaiye, cankurtaran...
Uzun kumsallar boyu yürüdüm sabah üstümde solgun güneşle duruyordu. Çıplak ayak, izimi bırakarak koştum, durdum, yürüdüm... Yosun kokuları, kamış sesleri, martıların çığlıkları...
Burası BURSA, hava yazdan kalma ben akşamdan...
16.01.2005 |
|
|
01 Nisan 2005 |
En inanılmadık renklerle fırça sallıyor, Doğa tuvalinde o en bilindik el! Güzele çehrelemek için yaşamı. Kış bahçeleri, bülbül ötüşlü bahara uyanırken şimdilerde, İsa'dan sonra 2005. kez sarmalanıyoruz güzelliklerle. Her defasında unutarak, yeniden. Varlıkla yokluk arası gidiş-dönüşlerde Hatırlayabildiklerimizle savrulurken günden geceye, Bahara çehrelendiğinde mekan... Zaman, demir atıyor güzelliklere. Anlar asıra dönüşüyor, Asırlık anlar sonrasında. Büyülü bir güzelliğin orta yerinde, Kalp atışlarının da ritmi değişiyor. Mevsim bahar.
En bilindik sesin, Bilinmedik muhteşem tınısıyla salınırken Kainatlar ötesi güzellikler arasında. Varlığının yaşattığı huzuru tarif ise, Mümkün değil bir dilde Sınırlı duyularla herşeyi anladığını sanırken birileri, Biri var, gizemi çözen ve izleyen herşeyi. Özgürlüğü deformasyon, Sevgiyi hesaplaşma sanırken birileri, Biri var, en umulmadık bir anda değiştiriveren herşeyi.
Biri var, Ete kemiğe bürünen İsa'dan 1955 yıl sonra, Uzay zamana yapılan en güzel "Kozmik Şaka"
Nice yıllara...
Işık ve sevgiyle...
|
|
|
01 Nisan 2005 |
Düğümler, atanları tarafından çözülürken, tek tek... Işık, hulul etmiş, bir 1 Nisan...
Sessizliği, çığlık çığlığa sessizliği ile yaran, Duyanların huzuru, duymayanların korkusu olmuş...
Yokluğu doldururken her bir yanı, Gönül gözlere Işık, kör gözlere yok olmuş...
Bulutlar aralanırken, Huzmeler vuruyor yüzlere...
Işık ve sevgiyle... |
|
|
29 Mart 2005 |
Sessizlik....... Ardında savrulduğum ses ve bulutların aydınlığı kayboldu ansızın... Uzaktan nal sesleri geliyor, görüyorum onları dümdüz çorak bir arsada koşan beyaz atlar.... sesleri, solukları, nal sesleri duyuluyor uzaktan... çok uzaklardan nal sesleri yükseliyor yükselip yayılıyor karanlığın içinde nal sesleri durmaksızın yayılıyor...
soğukluğunu, tedirgin tenimde hissettiğim; |
|
Devamı...
|
|
|
29 Mart 2005 |
Kıyamet habercisi bir meleğin ismini taşıyor gölgesi; küçük bir çocuk gözlerinde korkunun izleri yok oysa...
ilerlediğim patikaya vuran dalgaların izleri kalmadı kayaların üzerinde... kapılar açıldı önümde parlak taşlarla süslenmiş ihtişamlı, çamura bulanmış ürkütücü kapılar, ardarda birini aralarken diğerinin ışıklar süzülüyor dökülen gövdesinden...
kapıları aralıyorum ardarda yüzler ve sesler yükseliyor aydınlıklarından, karanlıklarından... |
|
Devamı...
|
|
|
29 Mart 2005 |
...duyduğum çığlıkların, gözyaşlarının, iniltilerin ardından anımsayabildiğim tanımını içimde bulabildiğim ilk kelime geliyor uzaktan -o kavramını yitirmiş uzaklıktan-yankılanıyor ses tekrar tekrar yankılanıyor...
YAKLAŞ...
diyor bulutların ardından... bulutlar aralanıyor... nemli bulutları yırtıyor bu ses...
YAKLAŞ....... |
|
Devamı...
|
|
| << İlk < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Son >>
| | Sonuç 49 - 58 Toplam: 58 |
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
|
|